KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3374 E., 2012/9606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2010 tarih ve 2010/64-2010/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin uzun yıllardan bu yana kesintisiz olarak “Avcı” markası ile soba ürettiğini ancak bu ibareyi tescilsiz olarak kullandıklarını, söz konusu ibarenin müvekkilleri tarafından pazarda tanıtıldığını ancak davalının “Avcı” ibaresini marka olarak 1998 yılında kendi adına tescil ettirdiğini ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescili markanın hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu markanın 1985 yılında müvekkilinin babası tarafından tescil edildiğini, bu şekilde uzun süre kullanıldıktan sonra 1998 yılında markanın tekrar müvekkilinin babası ... adına tescil edildiğini ve daha sonra bu markanın müvekkilinin babası tarafından müvekkiline devredildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacılardan ...’nın yeğeni, diğer davacı ...’nın ise amcasının çocuğu olduğu, “Avcı” ibareli markanın 1998 yılında davalı adına tescil edildiği, aynı iş alanında faaliyet gösteren ve yakın akraba olan davacıların marka tescilinden 12 yıl geçtikten sonra dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmelerinin Medeni Kanun’un 2 inci maddesinde öngörülen hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ayrıca davalının babası ...’nın sobacılık mesleğine davacı ...’dan önce başladığı ve “Avcı” ibareli markayı ...’nın sektörde tanınır ve bilinir hale getirdiği,
marka üzerindeki öncelik hakkının ...’ya ait bulunduğu nitekim ...’nın 1985 tarihinde markayı kendi adına tescil ettirdiği, bu haliyle davacıların marka üzerindeki öncelik haklarının kendilerine ait olduğuna ilişkin iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3374, K. 2012/9606, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama