KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3390 E., 2012/9566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.10.2010 tarih ve 2009/901-2010/948 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 3 Haziran 2008 gidiş 15 Ağustos 2008 dönüş olmak üzere 5 tane uçak bileti satın aldığını, dönüş bileti 15 Ağustos 2008 tarihinde saat 21.35'de olan müvekkilinin belirleme yapmak için davalıyı aradığında uçağının 16.00'da olduğunu öğrendiğini ancak bu uçağa yetişemediğini, bunun ardından kişi başına 150 Euro ceza ödeyerek aynı gün 21.30 uçağına bilet aldığını, böylelikle davalının ayıplı hizmet sunduğunu ileri sürerek 5 kişi için tahsil edilen uçak biletlerinin bedelleri ile ceza bedeli olarak ödenen 750 Euro'nun, ödenen telefon ücreti olan 500 TL'nin ve 1000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ancak kendi adına ödemiş olduğu ek ücret olan 150 Euro'yu isteyebileceği, davacının aldığı hizmetin bedelinin iadesini isteyemeyeceği, telefon ücreti faturası veya belgeleri dosyaya ibraz edilmediği için bu talebin ispatlanamadığı ve davacının yaşanan sıkıntı, üzüntü göz önünde bulundurularak manevi yönden yıprandıkları gerekçeleri ile 303,00 TL maddi tazminat ve 750,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.053,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3390, K. 2012/9566, 1 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama