KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3405 E., 2012/9121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2006/1039-2010/1460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan mevduat hesabından 20.05.2006 tarihinde 2.200,00 TL.'nin internet aracılığıyla .....adına Beylikdüzü şubesindeki başka bir hesaba aktarıldığını, bu işlemin yapılmasında bilgisinin bulunmadığını, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının ihmali nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 2.200,00 TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında bireysel müşteri sözleşmesi imzalandığını ve davacıya internet bankacılığı şifresi verildiğini, şifre ve kullanıcı kodu gibi bilgilerin tüm sorumluluğunun müşteriye ait olduğunu, bu bilgilerin başkalarının eline geçmemesi hususunda gerekli tüm önlemlerin müşteri tarafından alınması gerektiğini, müvekkiline izafe edilebilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresini koruma konusunda yeterli özeni göstermemesi ve davalı bankanın opsiyonel olarak sunduğu ek güvenlik önlemlerinden istifade etmemesi, davalının ise ek güvenlik önlemlerini müşteri tercihine bırakarak zorunlu uygulama haline getirmemiş olması nedeniyle müterafik kusurlu oldukları, davacının %20, davalının %80 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.760,00 TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK.'un 434/2. maddesi hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise temyiz harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Davacı vekilinin dilekçesi hakim tarafından havale edilmekle birlikte, dilekçenin harcı yatırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydı yapılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun bir temyiz başvurusu bulunmamaktadır.
01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.'nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3405, K. 2012/9121, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama