KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3437 E., 2012/9285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2006 tarih ve 2005/860-2006/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Akbank A.Ş'nin dava dışı ... ... hakkında icra takibi yaptığını, bu nedenle dava dışı ... ...'ın hak ve alacaklarının haczi için diğer davalının Ümraniye Şubesi'ne 1. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, bunun üzerine davalı İş Bankası ...., Şubesi'nin müvekkili hesabına haciz koyarak hesaptaki parayı bloke ettiğini, müvekkilinin haksız haciz işleminden maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, haksız haciz işleminde davalı ...
A.Ş'nin asıl borçlunun kimlik bilgilerini bildiği halde belirtmeden haciz ihbarnamesi göndermesi nedeniyle, diğer davalının da kendisine tebliğ olunan haciz ihbarnamesi üzerine gerekli özeni göstermeyerek takip borçlusu olmadığı halde müvekkilinin hesabına bloke koyduğu için kusurlu olduğunu ileri sürerek 1.500 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, işbölümü ve husumet itirazlarının olduğunu, davacının diğer davalı nezdindeki hesabına haksız olarak haciz koyulmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, haciz işleminin gerçekleştirildiği anda davacının hesabında 8,39 TL bulunduğunu, bu sebeple istenen maddi tazminatın fahiş olduğunu, davacının oluştuğunu iddia ettiği manevi zarar ile hesaba konulan haciz işlemi arasında nedensellik bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı T. İş Bankası A.Ş. vekili, müvekkilinin kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamesi doğrultusunda nezdinde bulunan ... isimli üç farklı hesaba haciz işlemi uygulamışsa da müşteri mağduriyetinin önlenmesi için, icra müdürlüğünden borçlunun kimlik bilgilerinin gönderilmesini istediğini ve icra müdürlüğünce borçlunun kimlik bilgileri gönderildiğinde davacının hesabındaki blokenin kaldırıldığını, müvekkilinin gönderilen haciz ihbarnamesi gereğince nezdinde bulunan borçluya ait hesaplara haciz işlemini uygulamasının İİK'nun emredici hükmü gereği olduğunu, müvekkilinin gelen haciz ihbarnamelerini sorgulamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Akbank A.Ş'nin dava dışı... oğlu ... hakkında kredi kartı borcu sebebiyle başlattığı ilamsız icra takibinde asıl borçlunun kimlik bilgilerini eklememesi sebebebiyle davacının hesabına bloke konulmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle kusurlu olduğu, diğer davalının ise kendisine tebliğ edilen 1. haciz ihbarnamesi doğrultusunda haciz ihbarnamesinde borçlunun kimlik bilgileri bulunmaması sebebi ile davacının da hesabının bulunduğu 3 ayrı hesaba haciz işlemi uygulamak zorunda kaldığı ve durumu icra müdürlüğüne bildirip borçlunun kimlik bilgilerini gönderilmesinin istendiği,
icra müdürlüğünce borçlunun kimlik bilgileri bildirildiğinde davacının hesabındaki blokeyi kaldırdığı bu nedenle davalı İş Bankası A.Ş'nin kusurlu olmadığı, davacının haciz işlemi uygulandığı tarihte bakiyesinin 8.39 TL olduğu, bundan başka davacının maddi zarara uğradığını kanıtlar bir delil sunmadığı, davacının haksız haciz işlemi nedeniyle üzüldüğü, itibarının sarsıldığı gerekçeleriyle, İş Bankası aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 2000 TL manevi tazminatın davalı ...
A.Ş'den tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı ... A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin 2 nolu bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı, haksız olarak hesabına konulan haciz nedeniyle, saç ekim operasyonu için hastaneye ödeme yapmak üzere ATM'den para çekemediğini, bu nedenle ağabeyinden 500.00 TL borç almak zorunda kaldığını, hesabına haksız olarak haciz konulması sebebiyle acı ve utanç yaşadığını ileri sürmüş, mahkemece de, davacının hesabında bloke konulduğu tarihte 8.39 TL bakiye bulunduğu, bu sebeple maddi zararının oluşmadığı,
davacının hesabına 05/07/2005-11/07/2005 tarihleri arasında bloke konulmasının davacıda üzüntüye yol açtığı,itibarını zedelediği gerekçesiyle 2000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Manevi tazminat miktarının tayin ve takdiri mahkemeye aittir. Hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı makul ve adalete uygun olmalıdır.
Somut olayda, davacının bloke tarihinde hesabında 8,39 TL bulunması, hesabın blokeli kaldığı süre dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3437, K. 2012/9285, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama