KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/350 E., 2012/21135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.01.2009 tarih ve 2008/257-2009/15 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı ..... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Türkiye Demir Çelik İşletmeleri A.Ş.'nin Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirildiğini ve diğer davalı ...Ş. ile birleştirildiğini, oysa müvekkili şirketin TDÇİ.'nden gerek sonuçlanan gerekse derdest bulunan çeşitli davalar nedeniyle alacaklı bulunduğunu, TTK.'nun 150. maddesinin müvekkili gibi alacaklı şirketlere birleşmeye itiraz hakkı tanıdığını, müvekkilinin alacakları ödenmeden ve teminat altına alınmadan birleştirme gerçekleştirildiğinden birleştirmeye (katılmaya) itiraz ettiklerini ve muvafakat etmediklerini ileri sürerek, itirazları gereğince hüküm verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, özelleştirmenin 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca yapıldığını, sözkonusu Kanunun 20. maddesi uyarınca Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddelerinin uygulanamayacağını, esasen TDÇİ’nin borçlarının Sümer Holding A.Ş. tarafından ödeneceğinin beyan ve taahhüt edildiğini, yasal prosedür çerçevesinde tüm işlemlerin yerine getirilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 4046 sayılı Kanunun TTK’na göre özel bir kanun olduğu, özel hüküm varken genel hükmün uygulanamayacağı, birleşmenin de bu özel kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği, 4046 sayılı Kanunun 20. maddesinde de TTK hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/350, K. 2012/21135, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama