KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3518 E., 2012/10382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2009/201-2010/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalı şirketlerin kilit sistemleri üretimi ve satışı alanında faaliyette bulunduklarını,davalı adına TPE nezdinde tescilli 2008/01767 nolu tasarım belgesinin yenilik ve ayırtedicilik vasfına sahip olmadığını, zira söz konusu tasarımın 2000 yılında İtalya'da patent konusu edildiği gibi, bu tasarıma konu ürünlerin aynısının "Kırılsa da Güvenli Barel" ismiyle 2006 yılından itibaren Türkiye'de, daha eski tarihlerden itibaren de yurt dışında müvekkili tarafından satıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, müvekkili şirkete ait tasarımın yeni olduğunu savunarak hükümsüzlük davasının reddini istemiş, karşı davasında ise davacının ürettiği taklit ürünlerle müvekkilinin tasarım hakkına, keza Bulgaristan Patent Dairesin'den verilme faydalı model,patent ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, karşı davalının tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespit ve men'ini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirkete ait tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasfı bulunmadığından tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne, davalı ... hakkındaki hükümsüzlük davasının pasif husumet yokluğundan reddine, buna karşın, davalı-karşı davacının tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması, uyuşmazlığa konu kilit ürününün dünyada ve Türkiye' de ilk defa karşı davacı tarafça üretilerek piyasaya sürüldüğünün ispat olunamaması,keza tecavüz ve haksız rekabete uğradığı iddia olunan yabancı menşeili belgeler bakımından ise, ülkesellik ilkesi gereği dayanılan belgelerin başka bir ülkede tescilli olsa dahi Türkiye'de tescilli olmaması nedeniyle 551 KHK ve 554 KHK kapsamında korunmaları mümkün olmaması, öte yandan
davacı tarafın kullanımının daha eski tarihe dayalı bulunmasının yanı sıra, bir an için davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının Türkiye dışındaki tescil belgelerine tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu düşünülse dahi, karşı davalının 2006 yılından bu yana Türkiye pazarına ürünleri sunması ve karşı davacının aynı sektörde olmasına rağmen bu ihlale ses çıkartmaması gözetildiğinde TMK 2 md. gereğince de karşı davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle,karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3518, K. 2012/10382, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama