KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3574 E., 2012/10601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2010 tarih ve 2010/52-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’nun davalı şirkette %20-%80 oranında ortak olduklarını, müvekkilinin şirket toplantılarından haberdar edilmediğini, müvekkilinin ticaret sicili gazetelerini incelerken 20/01/2009 tarihinde ortaklar kurulu kararlarının alındığını fark ettiğini, şirket sermayesinin arttırıldığını, ortakların paylarının değiştirildiğini, toplantı ve karar oranına uyulmaksızın ortaklar kurulunun toplandığını, kararların yoklukla sakat olduğunu, sermayenin arttırılmasına ve payların belirlenmesine yönelik 20/01/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ortak ... tarafından 50 pay...’a,
46 pay ...’a devredilmesine ve devre muvafakat edilmesine ilişkin 10/08/2009 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline ve müvekkiline ait payın %20 olarak ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... Tekstil San. Ltd. Şti.-... vekilleri, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK.’nun 381. maddesine göre, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limitet şirket ortaklar kurulu kararlarının yokluğunun tespiti ile ortaklar kurulu kararının ve hisse devrinin iptali istemine ilişkindir. Öğretide ve yargı uygulamasında, yoklukla malûl kararların yokluğunun tespiti isteminin hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmektedir. Mahkemece ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olup olmadığının değerlendirilmesi ve yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3574, K. 2012/10601, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama