KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3593 E., 2012/9771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2010 tarih ve 2009/370-2010/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “Geleceğin Sigortası % 95 kâr paylı hayat sigortası” yaptırarak “hastalık ve kaza sonucu tam maluliyet” teminatını da ilave ettirdiğini, 2000 yılında kansere zemin olmaya alt yapısı tamamlanmış iç meme dokusu saptanarak iki memesinin de operasyonla alındığını,olay tarihinde 39 yaşında ve evli olan müvekkilinin kadınlık görevini yapamaz hale geldiğini, çocuk yapma ve besleme olanağından mahrum kaldığını, bu olguların daimi organ maluliyeti olduğunu, davalının ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000.000.000 lira tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kalıcı maluliyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda davacının iki memesinin alınmasının sadece cinsel ve duyu kaybı oluşturacağı, bu durumun malüliyet olarak algılanamayacağı ve bedeni sakatlık oluşturmayacağı yönünde görüş bildirildiği, bu raporun daha önce alınan raporlar ile uyumlu olduğu, bu kapsamda davacının iki göğsünün birden alınmasının poliçe kapsamında tazminat ödenmesini gerektirir malüliyet olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3593, K. 2012/9771, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama