KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3798 E., 2012/10331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/146-2010/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın açtığı ihale sonrası 98 yerleşim biriminin taşıma işini müvekkilinin üstlendiğini ve 06.09.2005 tarihinde davalı ile sözleşme imzalandığını, davalı tarafın kusurlu davranışı ile keşif bedelinin 3.kişilerce öğrenilmesi üzerine müvekkilince çalışılmaya başlanılan bazı araç sahiplerinin işi bıraktığını ve bazı köylerin taşıma işinde geçici aksamalar meydana geldiğini, 28.09.2005 tarihli yazı ile sözleşmeyi tümü ile fesheden davalı tarafın müvekkilince yaptığı işe dair ücreti ödemediğini ve teminat mektubunu nakde çevirdiğini, taşıma yapılacak yerleşim birimlerinin ayrı ayrı ihale edildiğini,
davalı tarafın bütün birimler için tek sözleşme yapmasının bu işlerin tek iş olduğu anlamına gelmeyeceğini, aksaklık meydana gelen yerleşim birimlerinden dolayı sözleşmenin tümünün feshinin hukuka aykırı olduğunu, aksaklıkların giderilmesi için davacıya 03.10.2005 tarihine kadar süre verildiği halde, 03.10.2005 tarihinden önce sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte sözleşmenin feshinin haksız olduğunu tespiti ile davacı şirketin yasaklı ilân edilmemesi ve teminat mektubunun iade edilmesine,
42.279 YTL kâr kaybı ve 30.915 YTL ödenmeyen hak ediş bedelinin dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bozma ilamı akabinde, uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözülmesi gerektiğini, davacının idarenin uyarılarına rağmen sözleşmeyi ihlal ederek edimini 15 güne kadar yerine getirmediğini, sözleşmenin feshinin sözleşmenin 17. maddesi kapsamında yapıldığını, hesaplama yapılırken davacının verdiği birim fiyatlar yerine günlük ortalamanın dikkate alınmasının hatalı olup, yanlızca %1 oranında ceza kesintisi yapılmasının da idareyi zarara uğrattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davalının idari yargının görevli olduğu yönündeki itirazın yerinde olmadığı, yüklenicinin üzerine aldığı taşıma işini sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini ancak, davalı idarenin sözleşmenin 17. ve 27. maddelerinde belirtildiği şekilde ihtar göndermesi, ihtara rağmen aksaklığın devametmesi halinde, sözleşmenin 27. maddesindeki 20 günlük süreyi de dikkate alarak fesih ihbarında bulunması gerekirken, bunlara uyulmadan yapılan feshin sözleşme hükümlerine ve eklerine uygun olmadığı,
davacının fesih tarihine kadar (KDV hariç) 30.915,46 TL hak ediş alacağı, 42.279,96 TL kâr mahrumiyeti olmak üzere toplam 73.195,42 YTL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de, hesaplama yapılırken Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği 12. maddesine göre masraf ve organizasyon giderleri olarak %25 oranının dikkate alındığını,
kar mahrumiyetinden kaynaklanan zararın akdin feshinden sonraki dönemle alakalı olması ve bu dönemde organizasyon ve genel gider maliyetinin bulunmayacağı dikkate alındığında bu giderin kardan ayrıştırılarak hesaplanması mümkün olmadığından BK m.43 gereğince takdiren %10 indirime gidilmesinin ve toplam alacağının 68.966,96 TL olarak tespit edilmesinin uygun olduğu, teminat mektubunun geçerlilik süresinin 06.09.2007 tarihinde sona erdiği,
davacının yasaklı ilan edilmesine yönelik talebin idari işlemi gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava dilekçesi ile talep edilen 7.000,00 TL’nın dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep edilen 66.194,00 TL’nın 15.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3798, K. 2012/10331, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama