KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3844 E., 2012/10420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2008/433-2010/700 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 50 oranında ortağı olduğunu, diğer ortak ile sorunların çıkması nedeniyle şirket müdürlüğünden istifa ettiğini, davalı ortağın şirketi fahiş borçlandırdığını, şirketin tescilli markasını, araçlarını ve şirkete ait iş makinalarını ortağı olduğu ...'ya devrettiğini, şirket aleyhine icra takibi ve devir işlemleri yaptığını, şirketin içini boşalttığını ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesine, ortağın yaptığı usulsüz devirlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, şirketin iki ortaklı olup, ...'in % 67, davacının % 33 hisse sahibi olduğunu, davacının ana sözleşme ile yetkili müdür olarak atandığını, usulsüz sermaye arttırımına giderek hissesini % 50'ye çıkardığını, ilgili ortaklar kurulu kararındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, konu hakkında Bakırköy C.Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, davacının şirket müdürü iken...Ayakkabıcılık ve Dış Ticaret ... ünvanı ile şirket kurduğunu, tasfiyesi istenen şirket ile aynı konuda iş yaptığını, TTK 547 md. gereğince rekabet yasağını ihlal ettiğini, şirket müşterilerinden kendi hesabına gelir elde ettiğini,
her ne kadar TTK 549/4 md. gereğince haklı nedenle tasfiye talep etmiş ise de, hukukun kimsenin kusurlu davranışlarından kendisine menfaat sağlamasına cevaz vermediğini, şirketin ...'ya olan borcu nedeniyle araç ve leasingli makinaların borçtan düşülmek kaydı ile piyasadaki rayiç bedelleri ile satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin özvarlığının korunduğu, sermayenin 2/3 ünün karşılıksız kalmadığı, ortaklar arasında ihtilafın uzun zamandır olduğu, ortaklar arasında güven sorununun bulunduğu, sermaye arttırımına ilişkin kararın yokluğunun tesbit edildiği, davacı ortağın kendi kusurundan lehine sonuçlar çıkaramayacağı, davalı şirketin haklı sebeple feshini ve tasfiyesini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3844, K. 2012/10420, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama