KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3899 E., 2012/11040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2009/1303-2010/1308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, pazarlanmış olan her bir ürün için ürün değerinin %1,5 oranında komisyon almak üzere davalı ile müvekkilinin anlaşmaya vardığını, pazarlanan 154.719,00 Euro tutarındaki ürün için ödenmesi gereken komisyon bedelinin ödenmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının irtibat kurduğu kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini, %40 icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının komisyon alacağına ilişkin olarak irtibat kurduğu kişinin şirketin müşteri temsilcisi konumunda bulunduğu, davalı şirket adına sipariş alarak fiyat değerlendirmesi yapma, işi gerçekleştirme yönünde yetkisi olmadığı, bu kapsamda bu kişinin yaptığı bağlantının tellaliye ve komisyon bedeli yönünden davalı firmayı bağlayamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3899, K. 2012/11040, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama