KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3923 E., 2012/10238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/07/2010 tarih ve 2008/181-2010/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı alıcı Sarten Amb. A.Ş’ye ait teneke bobin emtiasının Almanya’dan İstanbul’a gemi taşımasının müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davalı tarafından emtianın gemiden indirilmesi sırasında paletin kırılması sonucu emtianın yere düşerek hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 6.068,83 TL’nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtianın tahliyesinin Kumport iskelesinden yapıldığını, bu iskelenin müvekkili tarafından işletilmediğinden sorumluluğunun bulunmadığını, aksi halde dahi hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların tahliyenin Kumport limanında yapıldığını kabul ettiği, konişmentoda yükün tahliyesinin alıcı sorumluluğunda olduğunun belirtildiği, alıcı ile davalı arasında bir sözleşme olmadığı, emtia palet tahtalarının çivi çakılmak suretiyle bütünlüğünün bozulduğu ve zayıfladığı, hasarlanan rulo saça ait paletin göz ile görülemeyecek gizli kusuru nedeniyle konişmentoya kayıt konulmadığı,
tahliye sırasında sapanların vurulduğu noktalardan paletin daha önceden hasarlı (çatlak) olması nedeniyle kıstırılması sonucu rulo saçın düşmesi ile hasarın oluştuğu, tahliyeyi yapana kusur yüklenemeyeceği, kötü ambalaja rağmen taşıtanın taşımaya rıza gösterdiği, diğer yandan sigorta ve zeyilname içeriği karşısında davacının kendi sigortalısına yaptığı ödemenin ex gratia olduğu ve halefiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemenin ödemenin ex gratia ödeme olduğu kabulüne itibar edilmese de, meydana gelen hasarda davalının kusursuz olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3923, K. 2012/10238, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama