KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3979 E., 2012/10393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/372-2010/846 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 09.04.2009 tarihinde 3. kişilerce internet bankacılığı kullanılarak müvekilinin davalı Banka'nın Aydın Şubesi'nde bulunan hesabından iki ayrı işlemle toplamda 79.974.-TL’nın başka hesaplara aktarıldığını, 39.988 TL'nın davalı Banka'ca bloke konularak hesaba iade edildiğini, 39.985.-TL havalenin ise 3. kişi tarafından çekildiğini, talep edilmesine rağmen davalı Banka'nın müvekkilinin hesabından çekilen bu meblağı iade etmediğini, oysa sisteminde gerekli güvenlik tedbirlerini almayan bankanın müvekkili şirketin maddi ve manevi zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 39.985.-TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin intermet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, davacının hesabından havale edilen 39.988.-TL'na müvekkili bankaca bloke konularak 3. kişi tarafından çekilmesinin engellendiğini ve daha sonra davacının hesabına iade edildiğini, geriye kalan 39.985.-TL'nın da engellenmeye çalışıldığını, ancak havale alıcısı ihbar olunanın bu paranın davacıdan olan alacağına karşılık kendisine gönderildiğini iddia etmesi nedeniyle işlem yapılamadığını, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eyleminin davalı bankaya karşı yapıldığından ortaya çıkan zararın da bankanın zararı olduğu, davacıyı internet bankacılığındaki risk ve güvenlik yöntemleri konusunda bilinçlendirmeyen, sistemine dahil ettiği koruyucu önlemlerin kullanımını müşterisine mecbur kılmayanı, teknik imkana sahip olduğu halde SMS sistemini kendi sistemine opsiyonel olarak dahi dahil etmeyen davalı bankanın, hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 39.985.-TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı, davacının hesabından sahte işlemlerle gönderilen iki haveleden birisinin davacının müşterisi olan Tat Gıda Dayanıklı Tüketim Malları San.ve Tic. Ltd.Şti'nin hesabın gönderildiğini ve bu hususta ceza koğuşturması olduğunu savunmuştur. Her ne kadar sahtecilik işlemi bankaya karşı işlenmiş ise de, bu işlemin gerçekleşmesinde hesap sahibinin kusur veya kastının olması halinde bankanın hukuki sorumluluğunun buna göre değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla, savunmada belirtilen soruşturma dosyası getirtilerek, paranın gönderilmesinde davacının dahlinin olup olmadığının soruşturma dosyası içeriğine göre tespit ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3979, K. 2012/10393, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama