KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3999 E., 2012/10192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2009/217-2010/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin internet üzerinden ön ödemeli kartlar ile güvenli alışveriş sistemi yaratan, faaliyetlerine 2000 yılında başlayan ve zaman içerisinde tüm dünyada bilinirlik kazanan sistemin öncüsü, tanınmış bir kuruluş olduğunu, 2008 yılında İngiliz Bankacılık Denetleme Kurumunca verilmiş e-para lisansının sahibi olduğunu, 2009 yılında ön ödemeli kart kategorisinde en iyi firma ödülü kazandığını, faaliyetlerini PAYSAFECARD+logo dan oluşan tanıtım işaretini kullanarak gerçekleştirdiğini, anılan işaretin büyük bir reklâm kampanyası ile tüketiciye tanıtıldığını ve meşhur hâle geldiğini, İngilizce,
Fransızca ve İtalyanca fiş ve yüklemeler ile hizmet sunduğunu, anılan işaretin 953053, 952319, 952906 sayı ile WIPO da uluslararası tescillerinin bulunduğunu, ayrıca İngiltere, Arnavutluk, Cezayir, Benelüks, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Fas, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsviçre ve Makedonya gibi ülkelerde ve OHIM nezdinde tescillerinin bulunduğunu,
buna karşın müvekkilinin 952906 sayılı uluslararası tescil belgesine dayanarak TPE nezdinde 12.09.2007 tarihinde Madrid Protokolü hükümlerine göre gerçekleştirmiş olduğu PAYSAFECARD+şekil ibareli 2008/20065 sayılı marka tescil başvurusunun 36. sınıfta yer alan finansal ve parasal işler hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK nın 7/c maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle gerçekleştirmiş oldukları "işaretin ayırt edici ve marka olabilme vasfının bulunduğu, tanınmışlık vasfı kazandığından reddinin hukuka uygun olmadığı" vakıalarına dayanan itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek,
TPE YİDK tarafından verilen ret kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuru konusu işaretin parasal ve finansal işler için vasıf bildirici nitelikte olduğunu, bu nedenle marka olarak tescil edilmesinin olanaksız olduğunu, 556 sayılı KHK nın 7/son maddesine dayalı iddianın Türkiye’de kullanıma yönelik yeterli bilgi ve belge olmadığından kabul olunamayacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Başvuru konusu "PAYSAFECARD şekil" biçim ve ibaresinden müteşekkil işarette, münferit
unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâı nazara alındığında, PAY, SAFE ve CARD sözcükleri ile bir asma kilidi tasvir eden şeklin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş işaretin, kullanılacağı 36. sınıfta yer alan finansal ve parasal işlerle ilgili hizmetler için marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu; anılan işaretin sözcük kısmının bir bütün olarak ait olduğu yabancı lisanda normal biçimde (safecard, paymentcard) değil, gramer kurallarından farklılaşarak olması gerekenden değişik biçimde bir araya getirilerek yeni bir sözcük türetilerek oluşturduğu,
bunun yanında işarete ayrıca asma kilidi tasvir eden özgün bir şeklin de eklendiği. 36. sınıfta yer alan finansal ve parasal işlerle ilgili hizmetlerin doğrudan doğruya bu sözcük ve şekille birlikte ifade olunmadığı, bu hâliyle işarette PAY, SAFE ve CARD ibaresinin bulunmasının, davacı lehine anılan bu sözcükler için tek başına münhasır bir hak doğurmayacağı.
36. sınıfta yer alan finansal ve parasal işlerle ilgili hizmetlerinin ticareti ile uğraşan farklı tanıtım işaretleri ile bu hizmetleri sunan işletmelerin satışını gerçekleştireceği hizmetlerini güvenli biçimde gerçekleştirdiğini ifade ederek tanıtmaya devam edebileceği; başvuru konusu "PAYSAFECARD şekil" biçim ve ibaresinden müteşekkil işaretin kapsamındaki 36. sınıfta yer alan finansal ve parasal işlerle ilgili hizmetleri hem simgesel ve hem de işletmesel kökenini ifadeye soyut olarak elverişli olduğu,
işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri marka sahibine bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu tarafından sunulduğunu yararlanıcısına anlatmakta yeterli bulunduğu; bu bağlamda tescili istenen işaretin, sunulan hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle ayırt ediciliği haiz olduğu, başvuru kapsamındaki hizmetleri ferdileştirdiği ve bunları hizmetlerin yararlanıcıları için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunduğu.
"PAYSAFECARD şekil" biçim ve ibaresinden müteşekkil işaretin somut olarak da ayırt edicilik taşıdığı.
Türkiye'de başvuru konusu "PAYSAFECARD şekil" biçim ve ibaresinden müteşekkil işaretin güvenli ödeme kartı olarak algılayabilecek ortalama tüketici sayısının, bu hizmetlerden yararlanacak olanların sayısı içerisinde oldukça düşük bir oranda bulunduğu, dolayısıyla bir an için başvuru konusu işaretin yabancı lisanda vasıf bildirici kabul olunsa bile bu ret nedeninin uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK 2009-M-2449 sayılı kararının iptaline, tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3999, K. 2012/10192, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama