KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/422 E., 2012/8648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/07/2010 tarih ve 2009/5-2010/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ... mirasçıları olduğunu, murisin sağlığında Şekerbank Nazilli Şubesinde kendi adına bir çok değişik hesaplar açtığı gibi, ... namı müstear adıylada değişik hesaplar açtığını, davalı bankaca ... ve namı müstear ... adına açtırdığı hesaplar için banka cüzdanları ve bu hesapları gösterir değişik belgelerin murise verildiğini, davalı bankaca ...' un ölümünden sonra "..." adına olan hesaplardaki paralar mirasçılara ödendiği halde, namı müstear ... adına açtırdığı hesaplarının ödenmediğini ileri sürerek, (92.238) Euro' nun aynen veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...'nun aslında ... olduğuna dair hiç bir somut olgu olmadığını, ...'nun var olmayışının doğrudan ona ait hesabın ...'a ait olduğu sonucunu doğurmayacağı, davacıların kötü niyetli olduklarını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla ... ile ...'nun ayrı kişi olduğu, ...'un bir kısım hesaplarını ... adıyla açtığı yolunda delil elde edilemediğinden dava dışı banka çalışanları hakkında beraat kararı verildiği, böylece ... ile ...'nun aynı kişi olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak dinlenen davacı tanıkları ile hem davacı tanığı hem de davaya konu hesap özetinde imzası olan ...'ın, ... ve ...'nun aynı kişiler olduğunu, ...'un Çırçır fabrikalarının bulunduğunu, bu nedenle Çırçıroğlu lakabını kullandığını,
davaya konu hesabı da vergiden kaçmak ve ailesinden gizlemek amacıyla bu lakapla hesap açtırmış olabileceğini beyan ettikleri, davaya konu hesap cüzdanının davacılarda olması ve hesaptaki paranın uzun süredir 3. kişiler tarafından aranmadığı, olguları değerlendirildiğinde ... ile ...'nun aynı kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/422, K. 2012/8648, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama