KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4377 E., 2012/11125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2009 tarih ve 2009/373-2009/546 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı TEDAŞ vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile müvekkili arasında 1998 yılında yapılan imtiyaz sözleşmesiyle Adana ve çevresindeki illerde kısmen elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti işini üstlendiklerini, buna karşılık kendi öz kaynaklarıyla yaptıkları alt yapı tesislerini 2058 yılında bedelsiz olarak devlete bırakmayı taahhüt ettiklerini, ancak davalı ...Ş. (TEİAŞ) tarafından gönderilen 17.02.2003 tarihli ihtarname ile davalı ...
Kurulu (EPDK) tarafından gönderilen 10.02.2003 tarihli yazı ile haksız olarak müvekkilinin işletmekte olduğu üretim tesislerinin bedelsiz olarak devrinin istenildiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve dayanılan yönetmeliğin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı EPDK vekili, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini ve yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TEİAŞ vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince ve katılma yolu ile davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ...Ş. vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 14.12.2010 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı ...Ş. vekili, 28.12.2010 tarihinde harcını yatırdığı temyiz dilekçesi ile kararı katılma yolu ile temyiz etmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 433'ncü madde hükümleri karşısında 10 günlük karşı temyiz süresini geçirmiş olup, karşı temyiz isteminin süre yönünden aynı Kanun’un 432/4'üncü maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4377, K. 2012/11125, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama