KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4393 E., 2012/11593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/04/2010 tarih ve 2009/161-2010/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin seramik ve yan kollarında iş yapan, seramik piyasasının tanınmış bir firması ve “Ege” ifadesinin geçtiği tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirket tarafından “Egefix” markasının tescili amacı ile yapılan başvuruya vaki itirazlarının TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, taraf markaların iltibas ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararın iptaline ve tescil edilmiş ise başvuru konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin 10/06/2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davalı başvurusunun davacı markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle davalıya ait aynı ibarenin aynı ve farklı ürün ve hizmetler ile ilgili alanlarda tescilinin davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği imaj ve güvenden istifade edilmesi sonucunu doğuracağı,
tanınmış davacı markasının tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu zayıflatacağı zira markanın reklam gücü ve tüketici nezdinde oluşturduğu güvenin malın satılması ve hizmetin tercih edilmesinde önemli bir etken olduğu gerekçesiyle, TPE YİDK’nun 18/05/2004 gün ve M-913 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka müddet dolduğundan ve tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4393, K. 2012/11593, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama