KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4417 E., 2012/10845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2010 tarih ve 2009/44-2010/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili adına "PARDUS" ve "PARDUS+şekil" markalarının tescilli olduğunu, bunun bir yazılım programının adı olup, bazı işletim sistemlerinin rakibi niteliğinde bulunduğunu, tanıtımının müvekkili tarafından yapıldığını, tanınmışlık seviyesine ulaştığını, davalı derneğin PARDUS ibaresini ve PARDUS logosunu "www.pkd.org.tr" ve "www.pardus-linux.org" adreslerinde derneğin tanıtım logosunda ve diğer materyallerinde izinsiz olarak kullandığını, ayrıca davalı Nihad Karslı'nın müvekkilinin tescilli markasını kendi bilgisayar işletim sisteminin adında,
tüm tanıtım faaliyetlerinde ve internette izisiz olarak kullandığını, davalının kendi işletim sisteminde kullandığı AV-PARDUS ibaresinin müvekkilinin programıyla bağlantılı olduğu izlenimi verdiğini, davalının müvekkilinin toplumda sağladığı saygınlık ve tanınmışlıktan haksız yararlanma çabası içinde olduğunu ileri sürerek davalı derneğin "PARDUS" markasının logosunun aynısını veya ayırtedilemeyecek kadar benzerini Pardus Kullanıcıları Derneğinin logosunda marka hakkına tecavüz doğuracak şekilde kullanımının durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, davalının "PARDUS" markasını internet ortamında, alan adı (www.pardus-linux.org),
yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde marka hakkına tecavüz doğuracak şekilde kullanılması fiillerinin durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, mahkeme kararının kamuya yayın yoluyla duyurulmasını; davalı ...'nın ise müvekkilinden izin alınmaksızın "PARDUS" markasını kendi işletim sisteminin adı olarak aynı veya ayırtedilemeyecek kadar benzer şekilde "Av-Pardus" ibaresini işletim sisteminin adında marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde kullanımının durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, "PARDUS" markasının internet ortamında yönlendirici kod,
anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde marka hakkına tecavüz doğuracak şekilde kullanılması fiillerinin durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, mahkeme kararının kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ticari faaliyette bulunulmadığını, Nihad Karslı'nın dernek adına faliyette bulunduğunu, şahsına husumet yöneltilemeyeceğini, derneğin hukuka aykırı faaliyet içinde olduğu kanaati varsa bunun İçişleri Bakanlığı'na başvuru ile engellenebileceğini, mahkemenin bu konuda yetkisinin bulunmadığını, derneğin Ankara Barosu ile işbirliği içinde ve davacının da bilgisi dahilinde çıkarılmış olan "AVUKATLAR İÇİN PARDUS" programının yapımında emek ve para harcaması şeklinde faaliyetinin olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı derneğin davacı markasındaki logonun oldukça benzerini CD üzerinde ve diğer bir kısım faaliyetlerinde dernek logosu olarak kullandığı, derneğin ve faaliyetlerinin tanıtıldığı "www.pkd.org.tr" ve "www.pardus-linux.org" internet adreslerinde ve bizzat programın içinde AV-PARDUS ibaresinin tanıtıcı işaret olarak kullanıldığı, bu durumların marka ihlali niteliğinde olduğu,
davalı Nihad Karslı'nın dernek başkanı olarak haksız fiilin faili olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davanın kabulüne, davalıların "av Pardus ve "Av-Pardus" ibaresinin her türlü program, iş evrakı, internet sitesi ve reklamlarında tanıtıcı vasıta olarak kullanılmasının marka ihlali olduğunun tespitine, bu çeşit kullanımın durdurulması ve önlenmesine,
tanıtıcı işaretlerdeki "av-Av" kısaltmalarının çıkarılmak suretiyle terkinine, davacı kurumun marka olarak tescilli logosunun benzerinin davalı derneğin logosu olarak kullanılmasının marka ihlali olduğunun tespitine, bu logonun her türlü iş evrakı, internet sitesi, reklamlar vb. ortamda tanıtıcı vasıta olarak kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, bu logonun sayılan ortamlardan çıkarılmak suretiyle ihlalinin ortadan kaldırılmasına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 556 Sayılı KHK'nin 62/f maddesine göre, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması isteminde bulunabilecektir. Somut olayda davacı vekilinin, mahkeme kararının kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ettiği, mahkemece de, davalıların fillerinin davacı adına tescilli markaya tecavüz oluşturduğu kabul edilerek tecavüzün önlenmesine karar verildiği halde, mahkeme kararının kamuya yayın yoluyla duyurulması isteminin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4417, K. 2012/10845, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama