KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4420 E., 2012/11674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2010 tarih ve 2009/322-2010/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki Dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerden Semo Co Ltd.'nin "SEMO" markası altında "SQUALENE" ürününün ticaretini yaptığını, diğer davacının söz konusu ürünleri Türkiye'de satış, pazarlama ve dağıtım yetkisine sahip tek yetkili distribütör olduğunu, davalının ise "SEMO" ibaresini hem ticaret unvanınında esas unsur, hem de aynı ürünler için marka olarak tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkilinin markasında yer alan şekil ve resimleri de içerdiğini, bu durumun davalının kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek,
haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine, davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanından SEMO ibaresinin çıkartılmasına, bu ibarenin www.semosqualene.org internet adresinde kullanımının durdurulmasına ve ibarenin çıkartılmasına, hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "Semo Squlen" ibaresinin davacıya ait olmadığını, davacı firmanın ülkemizde markanın kullanımı anlamında hiç bir faaliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Türkiye'de de kullandığı tescilsiz markası ve ticaret unvanı ile davalının tescilli markasının aynı olduğu, davacı ürünlerinin 1994 yılından itibaren Türkiye'de tanıtıldığı ve pazarlandığı, davalının 2006 yılındaki marka tescil başvurusundan çok daha önce bu ibare üzerinde hak elde ettiği, davalının "SEMO" ibaresi marka olarak ve ticaret unvanında tescil ettirmesinin kötüniyet taşıdığı,
davalının marka kullanımının tescil olunduğu şekilde değil de davacının ülkemizde tescilsiz olarak kullandığı ambalajdakine oldukça benzer şekilde gerçekleşmesi nedeniyle tescile uygun bir marka kullanımından söz edilemeyeceğinden TTK'nın 56. ve 57/5. maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği gerekçesiyle davalı adına tescilli 2006/32210 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve "semo" ibaresinin davalının ticaret ünvanından terkinine, başkalarının marka, unvan, işletme adı vs. tanıtma vasıtalarıyla iltibas oluşturan internet alan adları tescili ve kullanımının da önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4420, K. 2012/11674, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama