KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/445 E., 2011/3668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 gün ve 2006/373-2008/318 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.10.2010 gün ve 2009/3959-2010/10107 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 15.09.1995 başlangıç, 15.09.2005 bitiş tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, sözleşmenin kurulması sırasında davalı şirket tarafından müvekkiline sunulan belgeye göre müvekkilinin ödeyeceği primlerin her yıl %80 oranında arttırıldığı takdirde müvekkiline poliçenin bitiş tarihinde 47.316,51 TL ödeneceğinin vaadedildiğini, müvekkilinin bu vaade güvenerek primlerini %80 oranında arttırdığını, buna rağmen poliçenin bitiminde davalı şirket tarafından müvekkiline 11.753,00 TL ödendiğini, müvekkilinin de bu parayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak aldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 5.100,00 TL alacağın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketlerince sigorta poliçesinden dolayı kişilere belirli dönemlerin sonunda belirli tutarların ödenmesinin taahhüt edilmesinin sözkonusu olmadığını, yasal düzenlemeler doğrultusunda ödenebilecek meblağlar dışında ödeme yapılmasının olanaklı bulunmadığını, ileri sürülen hesap tablosunun varsayımlara dayanılarak hazırlandığını, kesinlik içermediğini, poliçenin bir parçası ya da tamamlayıcısı olmadığını, taahhüt niteliği taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen Hayat Sigortası Poliçesinin yönetmelik ve tasdikli tarife hükümlerine göre hesaplanan iştira değerinin 11.753,13 TL olduğu, dava tarihinden önce davacının bu meblağı davalı ... şirketinden tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin 11.10.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/445, K. 2011/3668, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama