KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4615 E., 2012/10425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.01.2011 tarih ve 2010/488-2011/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tekno-Dent Ltd. Şti.'deki hisselerin % 10'unu 50.00000 TL'lik senet vermek koşuluyla toplam 100.000,00 TL karşılığı devraldığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlükleri yerine getirdiğini, borçlu aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takibi başlatıklarını, davalı tarafından borca itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10449 esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın yetki ve esas açısından reddini, haksız açılan dava nedeniyle davacının % 40 kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanması için davalının temerrüde düşürülmediği, davacının bir miktar para alacağından söz edilemeyeceğinden takibin davalının ikametgahında başlatılması gerektiği gerekçesiyle, yetki itibariyle geçerli takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanmakta, davalı tarafça da akdi ilişki inkar edilmemektedir.
Davacı, limited şirket hisse devir sözleşmesiyle kararlaştırılan bedeli ödediğini, davalının ise sözleşmeyle üstlendiği hisse devir borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, ödediği bedelin iadesi amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiğine göre, bir miktar para alacağının tahsili talep edildiğinden bu borç alacaklının ikametgahında ödenmelidir.
O halde BK'nun 73. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde davacı alacaklının ikametgahı yer icra daireleri ve mahkemesi olan Diyarbakır İcra Daireleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin de yetkili olduğu nazara alınarak işin esasına girilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, takibin davalının ikametgahında başlatılması gerektiği gerekçesiyle yetki itibariyle geçerli takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4615, K. 2012/10425, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama