KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4683 E., 2012/9843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/01/2011 tarih ve 2010/1234-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Evim Garantide Sigorta Poliçesi ile sigortalattığı evinde gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde muhtelif elektronik eşyaları ile altın ve ziynet eşyasının çalındığını, kapı ve pencereye hırsızlık esnasında zarar verildiğini, olay nedeniyle toplam zararının 21.350 TL olduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından yalnızca 4.375 TL hasar bedeli ödendiğini, sigorta poliçesinde ilan ve reklamlarda para ve muadili değerli eşyanın sigorta kapsamı dışında olduğunun açıkça belirtilmediğini, poliçenin Garanti Bankası tarafından tek taraflı olarak düzenlenip imzalanarak sigorta priminin maaş hesabından kesildiğini,
sigorta poliçe teminatı olan 10.000 TL'nın tamamının ödenmesi gerekirken kendisine 5.625 TL eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek, söz konusu bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, öncelikle yetki itirazından bulunduklarını, müvekkili bankanın genel müdürlüğünün İstanbul'da olduğunu, müvekkili şirketin bankacılık alanında faaliyet gösteren bir şirket olması nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini ve husumet itirazında bulunduklarını, bankanın sadece davacı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye aracılık etmiş durumda olup sözleşmenin tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, öncelikle ihtilafın hakem- bilirkişi tayini suretiyle çözülmesi gerektiğini, davacının taleplerinin poliçe teminatı kapsamında karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Banka'nın acente sıfatıyla sigorta şirketi nam ve hesabına poliçeyi düzenlemiş bulunduğu ve sigorta şirketi de davalı olarak yer aldığından, davalı Banka'ya karşı husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği, davacıya davalı ... şirketi tarafından elektronik eşya zararı ve bina zararı olarak 4.991,96 TL ödenmesi gerekirken 4.375 TL ödendiği anlaşılmış olmakla, bakiye 616,96 TL davacının karşılanmamış zararı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 616,96 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4683, K. 2012/9843, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama