KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4824 E., 2012/10877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/769-2010/3000 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, bazı ayların kredi taksitini vadesinden sonra ödemek zorunda kaldığını, davalı bankanın gecikmeler için müvekkiline sözleşmede belirlenen faiz oranı yerine fahiş faiz oranı uyguladığını ileri sürerek şimdilik 1.000 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uygulamış olduğu faiz oranının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının tacir olmasına karşı gecikilen taksitler yönünden davacı şirketin BK.'nın 101. maddesi anlamında temerrüte düşürülmemesi nedeni ile gecikilen günler için bankaca kredi akdi faiz oranında faiz talep edilebileceği, davacının uygulanmasını kabul ettiği faiz oranın uygulanan akdi faiz oranından yüksek olması ve HUMK.’un 74. maddesi gereği bu oranla bağlı kalınarak hesaplama yapıldığında bankanın davacı şirketten 5.190,08 TL fazla tahsilatta bulunduğu,
davacı şirket tarafından fazla tahsilatın iadesi için TTK.’nun 20/3 maddesi hükmü gereği usulüne uygun bildirim ile fazla tahsilat talep edilemediği, hüküm altına alınacak miktara dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesinin talep edilebileceği gerekçesiyle 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, ıslah edilen 4.190.08 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen kredinin geri ödemesi esnasında faizin fazla tahsil edildiği iddiasına dayalı olarak açılan istirdat davasıdır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacının geri ödeyeceği kredi taksitlere bölünmüş ve vade tarihleri belirlenmiştir.
Bu nedenle BK.'nın 101/2 maddesi gereğince borcun vadesinde ödenmemesi halinde davacı ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden temerrüde düşeceğinden BK.'nın 101'inci maddesine aykırı olarak davacının temerrüde düşmediğinin kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmenin 54'üncü maddesinde temerrüt halinde akti faiz değil, davalı bankanın TCMB'na bildirdiği kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanacağı kararlaştırıldığından, bilirkişinin sözleşmenin bu hükmünü gözardı ederek akti faizin %50 fazlasının da temerrüt faizi olarak kabulü doğru görülmemiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 54'üncü maddesi gereğince davacının temerrüde düştüğü vade tarihlerinde, davalı bankanın kısa vadeli kredilere uygulanan faizi oranı belirlenerek, davalı bankanın, bu faiz oranını %50 arttırmadan uyguladığını da kabul ettiği gözönüne alınmak suretiyle, artırım yapılmaksızın bu faiz oranından hesaplama yapılarak, davacının fazla ödemesi olup olmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4824, K. 2012/10877, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama