KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4909 E., 2012/11039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2009/412-2010/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ihraç ettiği malların taşıma işini gerçekleştiren müvekkilinin kesmiş olduğu 7.000,00 USD bedelli navlun faturasına karşılık olarak, davalı tarafça fatura tarihindeki merkez bankası kuru üzerinden hesaplama yapılarak 8.140,00 TL bedelli çek verildiğini, vade günü çek tahsil edildiğinde tahsil edilen bedelin ödeme tarihindeki kur itibariyle fatura bedeli alacağını karşılamadığını, 3.654,31 TL'lik kur farkı faturası kesilerek davalıya gönderilmiş ise de, faturanın iade edildiğini, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair sözleşme bulunmadığını, bu konuda ticari teamül de oluşmadığını, davacının seçimlik hakkını TL olarak kullanarak alacağını tahsil ettiğini, çek alınırken veya ödeme tahsil edilirken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini belirterek davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yabancı para alacağında davalının seçimlik hakkını TL olarak kullandığı, alacağını TL olarak tahsil ettiği, alacaklının daha sonra kur farkı talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4909, K. 2012/11039, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama