KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4918 E., 2012/11091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2008/432-2010/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından imal edilen davacı şirkete "Klasik Yangın Sigorta Poliçesi" ile sigortalı güç trafosunun 05.06.2007 tarihinde hasarlandığını, tamir masrafı karşılığı sigortalıya 19.641 TL tazminat ödendiğini, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda hasarın imalat hatasından kaynaklandığının bildirildiğini, makineyi imal eden davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen meblağın faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yokluklarında yapılan delil tespitini ve alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kaldı ki bilirkişinin hasarın sebebi konusunda yalnızca tahminde bulunduğunu, 2000 yılında sipariş edilen makinenin mükemmel şekilde üretilip tüm testleri yapıldıktan sonra 2001 yılında sigortalıya teslim edildiğini, 2 yıllık garanti süresinin dolduğunu, satıştan 5 yıl 3 ay sonra oluşan arızaya bağlı talep haklarının zamanaşımına uğradığını, hasarın kullanımdan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan trafonun sigortalının şiparişiyle davalı tarafından üretildiği, trafodaki hasarın gizli ayıp niteliğindeki işçilik ve malzeme hatasından kaynaklandığı, davalının bu gizli ayıptan BK'nun 355 vd. maddeleri çerçevesinde sorumlu olduğu, imalatçının gizli ayıp nedeniyle sorumluluğunun BK'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun126/4. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan davalar 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılabilir. Bununla birlikte, yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmediği ve ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı iş meydana getirmiş olduğu hallerde BK'nun 125. maddesinde yer alan 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı hasarlanan trafonun hasar tarihinden 5 yıl 3 ay önce sigortalıya teslim olunduğunu, hasar tarihi itibariyle sigortalının talep hakkının zamanaşımına uğradığını savunmuş olduğuna göre, mahkemece, davalının kasıt veya ağır kusur oluşturan davranışlarının nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmaksızın BK’nun 126/4. maddesi yerine aynı yasanın 125. maddesindeki zamanaşımı süresinin uygulanması doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4918, K. 2012/11091, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama