KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4986 E., 2012/9988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/63-2010/790 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı ile arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu ancak havayolu ile 1 günde gönderilmesi gereken emtianın 1 haftada teslim edildiğini, gecikme sebebiyle müvekkilinin müşterilerine karşı zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını, zararın karşılanması için yapılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptali ile %40’ tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın Varşova ve Montreal Konvansiyonu’na tabi olduğunu, emtianın taşınmasında gecikmenin yaşanmadığını zira emtianın ağırlığı, taşıma mesafesi, uçuşların yoğunluğu, emtianın taşındığı tarihteki yoğunluk dikkate alındığında taşıma için gerekli makul sürenin bir hafta olduğunu, taşımanın bir günlük sürede olacağı iddiasının doğru olmadığını, davacının gecikme durumunda yapması gereken bildirimde bulunmadığını, dava konusunun likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında hava taşıma senedi tanzim edildiği, davalının 1 günde teslim etmesi gereken kargoyu bir haftada teslim ettiği, Varşova Konvansiyonu 19 ve Türk Sivil Havacılık Kanunu 122 maddeleri gereğince taşıyıcının gecikmeden doğan zarardan sorumlu olduğu, makul sürenin üç gün olduğu, 3 sayılı Montreal Ek Protokolü gereğince taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olduğu,
davacının davalıyı usulüne uygun temerrüde düşürmediği için davacının işlemiş faiz isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1276,71 Euro karşılığı 2788,34 TL yönünden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren %10 yasal faiz uygulanmasına, 1115 TL inkar tazminatının tahsiline, işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava hava taşıması sırasında meydana gelen gecikme sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece sigorta hukukçusu olduğu belirtilen Avukat bilirkişiden alınan ve taşıma süresinin 3 gün olduğu, taşımanın gecikmeli yapıldığı yönündeki rapor esas alınarak hüküm kurulmuşsa da davaya konu hava taşımasının mutad süresinin ne kadar olduğu, dolayısıyla gecikme bulunup bulunmadığı değerlendirmek gerekirken, gerekçesi açıklanmayan biçimde taşıma süresini 3 gün olarak belirten bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece İstanbul-Barselona taşımasının süresi, ilgili kuruluşlardan sorulup, gerekirse sektörde uzman olan bilirkişi aracılığıyla süre saptanıp karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4986, K. 2012/9988, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama