KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5108 E., 2012/11644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/164-2010/895 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın çalındığını ve sigorta şirketine telefonla bilgi verildiğini, sigorta şirketinden geldiğini beyan eden ...isimli şahsın müvekkilinden ruhsat, poliçe, ehliyet, kimlik ve karakol tutanaklarının örneğini aldığını, bu kişinin sahte nüfus cüzdanı düzenleterek bankada hesap açtırdığının ve hesaba gelen parayı da çektiğinin anlaşıldığını, bu şahıs hakkında dolandırıcılıktan dava açıldığını, davalı banka ve sigorta şirketinin tazminatı ödemek ile sorumlu olduklarını ileri sürerek, 96.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, sigorta tazminatının davacı adına açılan diğer davalı banka şubesindeki hesaba havale edildiğini, sigorta tazminatının ödenmiş olduğunu, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacı adına müvekkili bankada hesap açılırken mudiinin nüfus cüzdanına göre kimlik bilgilerinin alındığını, hesaba sigorta şirketi tarafından gönderilen havalenin mudiinin kimlik bilgileri kontrol edilerek ödendiğini, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kendisini ...olarak tanıtıp sigorta şirketinden görevlendirildiğini beyan eden şahsın davacıdan aldığı nüfus cüzdanı fotokopisiyle nüfus idaresinden kendi resminin olduğu yeni nüfus cüzdanı çıkarttığı, bu kimlik ile bankaya gidip hesap açtığı ve aynı kimlik bilgileri ile sigorta şirketine evrakları gönderip tazminatın banka şubesine havale edilmesini talep ettiği, sigortacının banka şubesine havale ettiği tazminatı bu şahsın çektiği,
bankanın kendisine geçerli bir kimlik ile başvuran mudiiye hesap açmasında ve daha sonra bu hesaba havale edilen parayı bu mudiinin talebi ile ödemesinde yasaya ve mevzuata aykırı bir husus olmadığı, sigorta şirketinin de ibraname imzalatmamış olmasının rücu ilişkisi için gerekli olan bir belge olduğu, ehliyet fotokopisinin istenilmemiş olmasının da şart olmadığı, zira ehliyeti olmayan şahsında araç sahibi olabileceği, sigortacının yaptığı ödemenin usulü dairesinde bir ödeme olduğu ve ödeme ile borcunun sonlandığı, zararın oluşumunda davacının kendi özensizliği nedeni ile bilgilerini vermesi nedeniyle kusurlu olduğu,
davalılara izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5108, K. 2012/11644, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama