KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5155 E., 2012/11647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/12/2010 tarih ve 2009/139-2010/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadesiz mevduat hesabında menkul kıymet işlemleri yaptığını, 02.05.2001 tarihinde hesabında 1543 adet YKB-B likit fon bulunduğunu, nakit ihtiyacı olduğundan bir kısmını bozdurmak istediğinde banka görevlisinin usulsüz işlemleri olduğu gerekçesiyle hesaptaki 1495 fon üzerine bloke konulup ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fonların bugünkü değeri üzerinden en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı bankanın dava konusu fonlar hakkındaki haksız müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hesap açılmasına dayanak 28.03.2001 tarihli havalenin fiktif bir işlem olduğunu ve işlemi bankanın eski görevlisi .....’nun gerçekleştirdiğini, 45.442 TL’lik tasarrufun iptali için dava açıldığını, havale göndericisi olan Hamdi Yardımcı’nın da banka görevlisinin dayısı olduğunu, bankada davacının, sadece bedelini ödeyerek aldığı 48 adet YKB-B likit fon bulunduğunu ve bu fonlara bloke uygulanmadığını, diğer fonlarla ilgili olarak davacının tasarruf yetkisinin kanıtlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava sonunda davacıya gönderilen havale işleminin dayanaksız olması nedeniyle iptal edildiği, iptal edilen havale ile gönderilen para ile dava konusu fonların alındığı gerekçesiyle davanın reddine, bankanın borçlu olmadığı halde ödeme yaptığı anlaşıldığından istirdat davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5155, K. 2012/11647, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama