KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5160 E., 2012/10896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2010 tarih ve 2009/6172010/707 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve katılma yolu ile taşıyıcı şirket tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ev eşyalarını nakletmek için davalı Akdeniz Nakliyat Ltd.
Şti. ile taşıma sözleşmesi yaptığını, bu taşımanın diğer davalı tarafından sigortalandığını, davalı firmaya ait aracın tek taraflı yaptığı kaza neticesinde müvekkilinin eşyalarının büyük ölçüde zarar gördüğünü, tespit talebi üzerine yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda zararın 9.105 TL olduğunun tespit edildiğini, eşyaların eve taşınması için tutulan hamallara 249,60 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin manevi zarara da uğradığını ileri sürerek,
hasar bedeli, eşya taşıma bedeli ve 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 14.354,60 TL'nin olay tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden maddi zararlardan ve ihbar tarihi olan 22.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle sorumlu olacak şekilde) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçedeki sorumluluk klozuna göre hasar durumunda sigortalının trafik kaza zaptını yetkili mercilere tanzim ettirmesi gerektiğini, aksi halde sigorta teminatının geçersiz olacağını, ayrıca böyle bir tutanak ibraz edilmediğinden hasarın kamyon klozuna göre teminat kapsamında kalıp kalmadığının da anlaşılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, hasarı ödemenin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğunu, tespit raporunda takdir edilen değerlerin de fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2918 Sayılı Yasanın 81. maddesine göre sadece maddi hasarlı trafik kazalarında sürücünün bir tutanak düzenlemek suretiyle kaza yerinden ayrılmasının mümkün bulunduğu, ibraz edilen kaza tespit tutanağına göre taşımayı yapan kamyonun yol kenarındaki taş yığınına çarptığı, bu nedenle yoldan çıkarak mobilyaların hasarlanmasına sebebiyet verdiği, kamyon klozunda sayılan çarpma durumunun sadece başka bir araca çarpma anlamını taşımadığı,
davalıların eşyalardaki hasarı ödemekle yükümlü oldukları, eşyalarda meydana gelen hasarlarda manevi tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.354,60 TL maddi tazminatın davalı taşıyıcı yönünden olay, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve katılma yoluyla davalı taşıyıcı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin ve katılma yoluyla davalı taşıyıcının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; maddi tazminat davası yalnızca taşıyıcı şirkete karşı açıldığı halde, reddedilen manevi tazminat talebine ilişkin olarak, sigorta şirketine karşı da dava açılmış gibi bu davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılmayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5160, K. 2012/10896, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama