KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/523 E., 2012/8053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2010/29-2010/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişilerden aldığı hisseler ile davalı şirkette %12 oranında pay sahibi olduğunu, 09/05/2009 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre 2008 yılı kârının dağıtılmasına karar verildiğini ancak müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketten 10.747,75 TL kâr payı alacağının olduğu gerekçesiyle, davalının 10.747,75 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalının bu miktar üzerinden %40 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.
1. 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL'na yükseltilmiştir.
Davacı vekili, mahkemece davanın kısmen reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, bu talep bakımından 13/10/2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/523, K. 2012/8053, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama