KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5242 E., 2012/10451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2009/2076-2010/3027 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait eşyaların taşınmak üzere davalı ... şirketine teslim edildiğini, davalı tarafından taşınan kargonun 08.07.2009 tarihinde davalının Pozcu/ MERSİN adresinde bulunan şubesine ulaştığını, müvekkiline ait kargoların tamamının ambalajlarının dağınık ve hasarlı olduğundan Pozcu Şubesi tarafından kargoların teslim alınmayarak çıkış şubesine iade edildiğini, LCD ekran televizyon ve vitrin aksesuarlarının kırıldığını, müvekkilinin hasara uğrayan eşyalarının tanzimi için başvurduğunu ancak davalının bu başvuruya olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, 4.000,00 TL'nın 08.07.2009 hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme kapsamında davacıya, davaya konu kargonun ambalajının yetersiz olması nedeniyle taşınamayacağının bildirildiğini, davacının kargonun taşınması hususunda ısrarcı olması üzerine tüm hukuki sonuçları anlatılarak davacıya sorumluluk belgesi imzalatıldığını, davalının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının taşımak üzere teslim aldığı davacıya ait eşyaların sağlam olarak taşıma yerine teslim edilmediği, davacının bilirkişi tarafından eşyalar için hesapladığı bedeli isteyebileceği, her ne kadar davalı, davacının sorumluluğu kabul ettiğine dair sözleşmede hüküm olduğunu iddia etmiş ise de bu hükmün davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.649,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nun 766. maddesi hükümlerine göre taraf vekillerin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5242, K. 2012/10451, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama