KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5338 E., 2012/10456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.10.2010 tarih ve 2010/115-2010/582 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun 21190 sicil numarasında kayıtlı Fera Ticaret Ltd.Şti.nin ticari faaliyetinin devam etmesi sırasında ortakların 01.01.1998 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verdiklerini, tasfiye memuru olarak yine şirket ortaklarından ...'ı atadıklarını, ancak geçen süreye rağmen tasfiyenin gerçekleşmediğini, şirketin kuruluş ve gayesinin gerçekleşme imkanının kalmadığını, uzun yıllardan beri ciddi bir faaliyetinin olmadığını, ortaklar arasında ciddi anlamda anlaşmazlıkların doğduğunu, tasfiye memurunun vefat ettiğini,
yeni tasfiye memuru seçilemediğini ve ortaklar kurulu toplantısının dahi yapılamadığını ileri sürerek, öncelikle şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için tasfiye memurunun atanması ve şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasını istediklerini, Nisan 2009 tarihinde yapılan toplantıda diğer ortakların da ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına muvafakat etmelerine rağmen bu davanın açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, tasfiye memuru olarak ...’ın atanmasını aksi takdirde davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılar vekili tarafından şirketin tasfiyesine karar verilmesi talep edilmiş ise de incelenen ticari kayıtlara göre şirketin zaten tasfiye halinde olduğu, ancak tasfiye memurunun ölmesi nedeniyle tasfiyenin tamamlanamadığı, tasfiye halinde olan şirketin yeniden tasfiyesine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, ancak vefat eden tasfiye memuru yerine tasfiye memuru atanması gerektiği, tarafların tasfiye memuru isminde uzlaşamadığı, bu nedenle mahkemece resen tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin fesih talebinin reddine, tasfiye halindeki şirkete resen tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ...’in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5338, K. 2012/10456, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama