KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5369 E., 2012/11913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2010/553-2010/578 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 1979 yılından itibaren "Tomurcuk" ve "Tomurcuk Otogaz" ünvanı ve markasıyla otomotiv servis hizmetleri ve araç LPG dönüşümü üzerine faaliyette bulunduğunu, çıraklık eğitimini müvekkili yanında tamamlayıp kendi işyerini kuran davalının, müvekkilinin ihdas ettiği ve tanıttığı "Tomurcuk" markasından faydalanmak maksadı ile bu ünvanı kullanmaya başladığını ve kötü niyetli olarak "Tomurcuk" markasını adına tescil ettirdiğini,bundan sonra marka tesciline dayanarak davacının işyerlerinde arama yaptırdığını,bunun sonucu olarak davacının tabelalarının söküldüğünü, davacı şirket müdürü hakkında ceza davası açıldığını,
davacının müşterileri ve çalıştığı firmalara karşı zor durumda kaldığını, servisliğini yaptığı birçok firma ile sözleşmelerin feshinin gündeme geldiğini ve müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, bilahare hükümsüzlük istemiyle açtıkları dava sonucunda davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının haksız eylemleriyle davacıya büyük zarar verdiğini ileri sürerek sair talep hakları saklı kalmak üzere 60.000.
TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça açılan markanın hükümsüzlüğü davasının kısmen kabul edildiğini,aynı davada davacının markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men‘i istemlerinin ise reddedildiğini, müvekkilinin tescilli markasından kaynaklanan yasal haklarını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın markaya tecavüz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, tescili sona erene kadar markanın kullanılmasının haksız sayılamayacağı gibi, kesinleşen hükümsüzlük davasında da davacının haksız rekabetin men'i ve markaya tecavüzün önlenmesi istemlerinin reddedildiği, buna göre manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5369, K. 2012/11913, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama