KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5375 E., 2012/11115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2011 tarih ve 2010/1372-2011/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin internet hesabına girilerek davalı Banka nezdinde bulunan kredi kartı hesabından 4,000,00 TL nakit avansın müvekkilinin vadesiz hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da ... hesabına EFT yapıldığı, müvekkilinin 4.000 TL tutarındaki kredili mevduat hesabındaki borcu davalı Banka'ya ödediği,
davalı Banka'nın müvekkilinin nakit avans kullanması nedeniyle tahakkuk ettirdiği 120,25 TL nakit avans ücreti, 43,60 TL nakit avans faizi 17,73 TL vergi ve fon kesintisi olmak üzere toplam 178,58 TL lik tutarı iptal ederek kredi kartı ekstresinde müvekkiline iade ettiğini, bu durumun söz konusu nakit avans çekiminin müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiğinin davalı tarafından da kabul edildiğinin bir göstergesi olduğunu, elektronik bankacılık sözleşmesinde bankanın asli borcunun elektronik bankacılık işlemlerinin güvenli yapılmasını sağlamak olduğunu,
davalı Banka'nın elektronik bankacılık sözleşmesindeki asli borcunu ihmal ettiğini ve müvekkilinin zararının oluşumuna kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini ileri sürerek 4,000,00 TL'nin faiziyle birlikte dvalıdan tahsilini talepo ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilini bankanın söz konusu olayda herhangi bir hata veya kusurunun mevcut olmadığını, müvekkili bankanın internet şubesi güvenliğini en gelişmiş sistemlerle sağladığını, davacının bir yıllık bir süre içinden 32 ayrı bilgisayardan giriş yaparak internet şubesini kullanmış olduğunu, bu şekilde şifresinin başkalarının eline geçmesine davetiye çıkardığını, davacının kendi kusuru sebebiyle zarara uğradığından bu zarardan müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı sistemine hakim olan genel prensipler ışığında davacı ile akdetmiş olduğu sözleşme hükümleri ve Bankalar Kanunu amir hükümleri uyarınca mevduatı koruma ve özen borcunun kapsamı içerisinde yer alan internet bankacılığında kimlik kanıtlamaya yönelik mekanizmaları, gerekli biçimde tesis edememesi neticesinde davacının zararının doğumuna sebebiyet verdiği, bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan kusurlarından sorumlu olduğu,
davalı bankanın müşterisinin hesabında bulunan paranın, müşterinin haberi olmadan başka bir hesaba aktarılmasının önlenmesi konusunda güvenlik tedbirlerini almamasında kusurlu olduğu, müşterinin mütefarik kusurundan sözedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 4.000 TL'nin faizyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5375, K. 2012/11115, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama