KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5429 E., 2011/5254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2009/462-2010/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin miras yoluyla davalı şirkete ortak olduğunu, ancak murisin ölümünden sonra şirketin işleyişi ve mali durumuyla ilgili müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin şirket kararlarına katılımının engellendiğini, şirketten aldığı gelirin kesilerek araç ve telefonun geri alındığını ileri sürerek, şirket araçlarının ve telefonlarının kullanım şekli, şirket borçlarının tasfiyesi ve 2007 yılı kârının dağıtılması konularında ortaklar kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması için izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının bilgi alma hakkının engellenmediğini ve davalının şirketin işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olduğunu, ihtar üzerine ortaklar kurulunun toplantıya çağrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının belirlediği konuların görüşülmesi için ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması için yönetim kuruluna başvuruda bulunduğu ve ortaklar kurulunun davadan sonra toplanarak davcının istediği konular hakkında görüşme yaptığı, sonraki tarihte de şirketin olağan toplantısının yapıldığı, davacının istemlerinin gündeme almasını bu toplantıda isteyebileceği ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava şartı olan hukuki yararın dava açılırken olduğu gibi dava süresince de devam etmesi gerekmesine, davacı yanın daha basit yollarla elde edilebilecek sonuçları dava yoluyla elde etmeye çalışmasında hukuki yararının bulunmamasına ve TTK’nun 366. maddesi uyarınca dava sürecinde toplanan ortaklar kurulunda istenilen hususların gündeme madde eklenmesini istemek suretiyle görüşülmesinin istenmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5429, K. 2011/5254, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama