KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5547 E., 2011/8881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 gün ve 2006/218 - 2008/480 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2010 gün ve 2009/1319 - 2010/12257 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki % 46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı Ataer Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6. maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3,6 ve 9. ayları mali tablolarının SPK'nun Seri=XI No=25 sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak - 30 Eylül 2005 dönem kârı (347.294.543) TL olarak açıklanmışken,
12 aylık mali tabloarının Uluslararası Finansal Raporlama Standardına göre (UFRS) hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının (193.392.407) TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr - zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek, 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, (35.673.249) TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hisselerini devralan Ataer A.Ş'nin ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların UFRS sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, SPK tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının SPK'nun Seri=XI No=25 sayılı tebliği yerine UFRS sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini,aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, UFRS sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. T. Kalkınma Bankası A.Ş. vekili davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, T.Kalkınma Bankası A.Ş.'nin talebinin asli müdahale olarak değerlendirilip harcını ikmal etmesi istendiği halde anılan bankaca bu istemin yerine getirilmediğinden müdahale talebinin reddedildiği, davalı şirketin halka açık bir anonim şirket olduğu ve bu nedenle SPK mevzuatına uyma zorunluuğunun bulunduğu, somut olayda davalı şirketin SPK'nun iznini alarak UFRS'ye göre hesaplama yapmasında yasal düzenlemeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık olmadığı,
ayrıca kâr dağıtımına dair kararın iptali talep edilirken aradaki kâr payı farkının tahsilinin talep edilemeyeceği, zira anonim şirketlerde dağıtılacak kâr payının genel kurul kararları ile belirlendiği ve mahkemenin genel kurulun yerine geçmek suretiyle kâr payı dağıtılmasına karar veremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/1319 Esas, 2010/12257 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilmaının 3.sayfasında yer alan ve dosyaya getirtilmesi gereken belgelerden bahsedilmesinin bu belgelerin mahkemece değerlendirilmediği anlamını taşımasına göre davalıvekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5547, K. 2011/8881, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama