KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5608 E., 2012/13661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2009/17-2010/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili şirketin "FREŞA" ibareli tanınmış markası ve aynı ibarenin esas unsur olarak yer aldığı değişik mal ve hizmet sınıflarında tescilli bir çok markasının bulunduğunu, davalı şirketin "OFRESIA" ibaresinin 03. sınıf emtiada marka olarak tescili için yaptığı başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca haklı bulunarak başvurunun reddedildiğini, ancak davalı şirketin yeniden inceleme talebini kabul eden YİDK'nun tescil işlemlerinin devamına karar verdiğini, oysa başvuru ile davacı markalarının görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gibi,
kapsamlarındaki malların da doğrudan bağlantılı olması nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nun 2007-M-1363 sayılı kararının iptaline, davalının markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markaları ile davalı markasının görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, iltibas ihtimalinin de bulunmadığını, davacının 03. sınıfın tümünde tescil ettirdiği markasını sadece içecekler için kullanmakta olup, davalının başvurusu kamsamındaki emtialar yönünden ticari bir faaliyeti bulunmadığından iltibas ihtimalinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlem ve alınan kararların usül ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, YİDK kararının iptali istemli davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise, davacının beş harf ve üç heceden oluşan "FREŞA" ibareli markasının ortalama tüketici tarafından "fi-re-şa" şeklinde okunup telaffuz edileceği, yedi harften meydana gelen davalının "OFRESİA" ibareli markasının ise "of-re-si-a" şeklinde dört hece olarak okunup telaffuz edileceği;
dolayısıyla işaretlerin anlamsal olarak benzer olmadığı gibi, görsel ve işitsel benzerlikten de söz edilemeyeceği, markaların çekişme konusu 3.sınıftaki malların alıcıları tarafından bağlantı ihtimali dahil karıştırılmaları imkanının bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5608, K. 2012/13661, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama