KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5615 E., 2012/14874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/58-2004/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ING Bank ile TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Yurt Bank A.Ş'nin İzmit Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, şube çalışanlarınca hesaptaki paranın off shore hesaplarına yönlendirildiğini, davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş'nin mudilerinin paralarını bu yöntemle devlet gözetiminden çıkararak kaçırdığını, davalılardan...'in şahsi sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalılar Nihat Yurdakul ve ...'in ise davalı Yurt Security Off Bank Ltd. direktörü olduklarını, davalı TMSF'nun da sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek işlemiş faizi ile birlikte 6.134,99 TL'nın vade sonu olan tarihten itibaren işleyecek %86 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, yetki ve görev itirazında bulunmuş ayrıca davanın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan off-shore hesabından kaynaklanan alacağın fonun kapsamı dışında kaldığını, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, yetki itirazında bulunmuş ayrıca husumetin Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar... ve diğerleri vekili, yetki itirazında bulunmuş ayrıca husumetin Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının off-shore hesabı açılması talimatı verdiği, ancak bu konuda yanıltıldığını iddia ettiği, davacının yüksek faiz oranı nedeniyle off shore hesabını tercih ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının, davalı bankadan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Ltd'den alacağını tahsil etmesinin gerektiği, bu şirkete başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davanın erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Bankası hakkında açılan dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ING Bank ve TMSF vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı ING Bank AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı ING Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye terk ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında,
“offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5615, K. 2012/14874, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama