KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5642 E., 2012/11030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2010 tarih ve 2008/787-2010/756 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı ...(İng Bank) vekili ve temlik alan sıfatı ile TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ....... ile davalılardan TMSF (İng Bank) vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Egebank A.Ş.
Eskişehir Şubesi nezdinde 287.039.49 TL mevduatı bulunan müvekillerinin Egebank yetkililerinin Egebank Off Shore Ltd.nin Egebank A.Ş.'nin güvencesinde olduğu yönündeki yanıltıcı beyanlarına dayanarak mevduatlarının Egebank Off Shore Ltd'e aktarılmasına muvafakat ettiklerini, kısa bir süre sonrada Egebank'a TMSF tarafından el konulduğunu, daha sonra Egebank A.Ş.'nin Oyakbank A.Ş. ile birleştirildiğini, Egebank A.Ş yönetimine el konulmasından sonra ödeme yapılmadığını, açılan o davanın erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, alınan karar ile aciz vesikası almak amacıyla takip yapıldığını,
davacıları zarara uğratan davalı bankanın müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.500 TL'nın davalılardan vade tarihine kadar akdi, vade tarihinden sonra döviz cinsinden mevduata uygulanan faiz oranında işleyecek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile 287.039.487 TL'nın en yüksek faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı Banka vekili, davanın BDDK ve TMSF'na ihbar edilmesin talep etmiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davanın yetki, zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ..... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davacıların Egebank Off Shore Ltd'e mevduatlarının gönderilmesi talebi mevcut ise de bankaların güven kurumu olduğu, söz konusu bankanın durumunu bilerek davacı tarafın yönlendirildiği, davalı bankanın davacının alacağını tahsil edememesi nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın davalılardan ....., ..., ... ve .... yönünden açılmamış sayılmasına, davalı banka hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı Banka vekili ve temlik alan sıfatı ile TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalı Banka vekili ve temlik alan sıfatı ile TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer tüm temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekili dava dilekçesinden alacağın vade tarihine kadar akti, vade tarihinden sonra 3095 sayılı Yasa'nın 4'üncü maddesi uyarınca döviz cinsinden mevduata uygulanan faiz oranı ile 03/12/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de 287.039,847 TL'nın en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiş olup, mahkeme ıslah dilekçesindeki istem gibi avans oranında temerrüt faizine (artan ve eksilen oranları ile birlikte) hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde en yüksek banka vadesiz mevduat hesabı faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olamamış, yine karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa kurallarına tabi olup,
5411 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca, bu konunun hükümlerine göre Fona intikal eden bankaların dava ve her türlü işlemlerinde harç alınmayacağı düzenlenmiş bulunmasına göre, bu kapsamda bulunan davalı Banka'dan harç tahsiline yönelik karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün alınan bu nedenlerle mümeyyizler yararına bozulması gerekmiş ise de; anılan bu hususlar yönünden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nun 438/7'nci maddesi hükmü gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5642, K. 2012/11030, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama