KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5736 E., 2012/13114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2010 tarih ve 2009/1140-2010/1164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Panalpina World Transport Nak. Ltd. Şti'nin sorumluğunda İtalya'dan İzmir'e denizyolu ile taşınan ve davacıya nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı külçe alüminyumun 418 kilogramının davalıların sorumluluğu altındayken çalındığını, müvekkili şirketin sigortalısına zararını ödediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen 1506,68 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, Başbakanlık'a bağlı ve tüzel kişiliği olmayan gümrük müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığını, yükün TCDD Liman İşletmesi Müdürlüğü Geçici Depolama ambarında bulunduğu sırada çalındığını, Gümrük Yönetmeliği uyarınca sorumluluğun deponun işleticisi olan bu kuruma ait olduğunu savunmuştur.
Davalı Panalpina World Transport Nak. Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taşıma işinin İsviçre'de kurulu Painter Expres Line Şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin taşıyıcı olmadığını, hasarın usulünce ihbar edilmediğini, konişmentoda taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yükü gümrük idaresine teslim eden davalı taşıyıcının yük üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün kesintiye uğradığı, hasarın gümrük sahasında gerçekleştiği, bu durumda oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, tüzel kişiliği bulunmayan diğer davalı idarenin ise pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalı şirketin sorumluluğunda gemi ile İtalya'dan İzmir’e taşındığı, gümrük sahasında iken bir kısmının çalındığı iddia edilmiştir. Uyuşmazlık deniz taşımasından kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında yer alan 893 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekir. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne aittir. Görev hususu re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olduğundan, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, esası hakkında hüküm tesis etmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5736, K. 2012/13114, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama