KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5780 E., 2012/13117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi (Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/08/2010 tarih ve 2008/340-2010/901 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının bilgisi ve onayı dışında davalı bankanın Kasımpaşa şubesinde bulunan hesabından internet bankacılığı yoluyla ve iki ayrı işlemle 3. kişiler hesabına 4.261,50 TL aktarıldığını,elektronik bankacılık hizmetinde gerekli güvenlik önlemini almayan davalının davacının zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından çekilen 4.261,50 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,olay tarihinde cep şifre uygulamasına geçmeyen ve bunu müşterilerine zorunlu kılmayan davalının zararı oluşmasında %80, şifre bilgilerini korumada özenli davranmayan davacının ise %20 oranında kusurları bulunup, davalı bankanın davacı şirketin zararından kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.400.TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2010 yılı itibariyle 1.430,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.
Dava, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı tarafça internet dolandırıcılığı yoluyla hesaptan çekilen 4.261,50 TL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 3.400 TL'nin tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu durumda istemin reddedilen kısmı yukarıda anılan madde hükmüne göre 12/08/2010 hüküm tarihi itibariyle temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5780, K. 2012/13117, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama