KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5930 E., 2011/14336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2011 tarih ve 2010/491-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğunu, şirketi davacı ... ile yönetim kurulu üyelerinden diğerinin imzası ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak diğer ortaklarının gerek yönetim kurulu başkanının imzasını taklit ederek,
gerekse tek imza ile çek ve senet tanzim etmek suretiyle şirketi borçlandırdıklarını, yine aynı şekilde başka firmalarla sözleşme imzaladıklarını, şirket hesabını başka banka hesabına aktardıklarını, para vermiş gibi göstererek şirketi borçlandırdıklarını, müvekkilinin tek imza ile itiraz edemeyeceğini bildiklerinden muvazaalı icra takibinde bulunduklarını, bu suretle davacıları dolandırdıklarını, haklarında şikayette bulunduklarını, müvekkillerinin şirketi tek başlarına temsile yetkileri olmadığından takiplere itiraz edemediklerini, şirket mallarının haczedildiğini, yönetim kurulunun toplanamadığını,
şirketin organsız hale geldiğini ileri sürerek, davalı şirkete kayyum atanmasını talep ve etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, TMK'nun 427. maddesi gereğince yönetim kayyumu atanması için tüzel kişinin organlarından yoksun kalması gerektiği, oysa 05.08.2009 tarihinde 3 yıllığına yönetim kurulunun seçildiği, halen görev sürelerinin devam ettiği, mahkemenin genel kurul yerine geçerek şirket yönetimini kayyuma devredemeyeceği, şirketi davacı ... ile diğer yönetim kurulu üyelerinden birisinin müştereken temsile yetkili olduğu, ancak yönetim kurulu üyelerinin de şirket hakkında takipte bulunduğu, şirket adına icra takiplerine karşı hukuki yollara başvurulması için temsil kayyumu atanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takiplerinde şirketi temsil etmek üzere kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5930, K. 2011/14336, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama