KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6082 E., 2012/13454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2010 tarih ve 2010/40-2010/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Zorlu grup şirketleri arasında yer almakta olduğunu, bünyesinde barındırdığı perde ve ev tekstili üretim tesisleri, pazarlama şirketi ve dünyaca ünlü markaları ile ev tekstilinin lider kuruluşları arasında olduğu, davalının davacı markaları ile açıkça iltibas yaratacak şekilde ZORİK Z ŞEKİL unsurlarını ihtiva eden markasını 35.sınıfa giren hizmetlerde kullanılmak üzere marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının bu başvurusunun tescil edilmek üzere Resmi Marka Bülteninde ilanı karşısında Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, itirazlarının anılan dairece reddi üzerine,
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz edildiğini, ancak kurulun da, davacı markaları ile davalı markasının karıştırılabilecek derecede benzer olmadıkları sebebiyle, tanınmışlık dahil tüm itiraz gerekçelerinin reddedildiğini, müvekkili şirkete ait markalarla davalı markasının görsel olarak birbirleri ile benzer ve karıştırılma ihtimallerinin olduğu hususunda hiçbir şüphe bulunmadığı ileri sürerek, anılan YİDK kararının iptalini, davalı şirket markasının tescil edilmesi halinde sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile davalı markası arasında benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketici kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin mümkün olmadığını, öte yandan davacı tarafın diğer davalıya ait 2004 365 sayılı ZORİK markasının tesciline itiraz etmediği ve kullanımına sessiz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait markalar ile davalı tarafa ait marka arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında ayniyet / benzerlik olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının önceki markası sebebiyle İthalat ihracat acente hizmetleri bakımından kazanılmış hak elde ettiği, davacının ZORLU ibareli markalarının tanınmış olduğu ancak bu tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6082, K. 2012/13454, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama