KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6109 E., 2013/7667 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2010 tarih ve 2009/39-2010/480 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli ....06.2007 gün ve 2007/03385 numaralı endüstriyel tasarım belgesine konu ürünün yenilik niteliğini taşımadığını, başvuru veya rüçhan tarihinden önce ilk olarak 2004 yılında kamuya sunulduğunu, bu tarihten beri çeşitli firmalara satıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli ....06.2007 gün 2007/03385 no’lu tasarım tescil belgesindeki (1.1), (1....), (1....), (1.4), (1.5), (1.6), (1.7), (....1), (...), (....1) ve (...) sıralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, 554 sayılı KHK 49. maddesi gereğince müvekkilinin vekilinin işyerinin bulunduğu ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşıdığını, davacının kötü niyetli davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından dosyaya sunulan 2004 tarihli katalogda “İdeo” ismi ile yer alan ürünün, 2006 tarihli fatura ve 2005 tarihli teklif mektuplarında da aynı isimle yer alması ve bu ürünün dava konusu tasarımla ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK 6. maddesinde öngörülen yenilik niteliğini taşımadığı, tescil başvurusunda bulunan davalı vekilinin yerleşim yerinin ...'da olduğu, bu durumda 554 sayılı KHK’nin 49. maddesi gereğince mahkemenin yetkili bulunduğu,
davalı vekilince davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı savunulmuş ise de, 554 sayılı KHK’nin 44. maddesi gereğince tasarımın hükümsüzlüğünün, .... fıkrada sayılan ayrık haller dışında, herkes tarafından istenebilmesinin mümkün olması karşısında, davacının sıfatının yokluğuna ilişkin savunmaya da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6109, K. 2013/7667, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama