KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6406 E., 2012/12996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2010 tarih ve 2009/295-2010/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli tanınmış Türk Hava Yolları, Turkish Airlines, THY marka ve logosuna tecavüzün tespit ve men'ini, 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, davacının, Arda İnal'ın yetkilisi olduğu Fev-tur A.Ş. üzerinden Mayıs 1997 tarihinde anlaşma yaptığını, ancak Ağustos 2008 tarihinde anlaşmanın sona erdiğini, davalı olarak gösterilen Konak Arda Turizmin THY ile bir ilgisinin olmadığını, turizm, konaklama gibi faaliyetlerini karayolu ile yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya ait tescilli tanınmış markaların kullanımı için davalıya verilmiş bir hak bulunmadığı, dolayısıyla davalının pasif dava ehliyetinin mevcut olduğu, davalının ticarethanesinde davacıya ait marka ve logonun ticari etki doğuracak şekilde, davacının yetkili acentesi imajı verir şekilde kullanıldığı dosyadaki fotoğraflardan ve mahkemece verilen tedbir kararının icrasına dair icra dosyasındaki tutanaktan anlaşıldığı,
davacının tescilli tanınmış markalarının ve logosunun, davalının iş yerinde tabela, reklam, tanıtımlarında ticari etki doğuracak şekilde ve yetkili acente imajı verir nitelikte kullanımının 556 KHK 9,61 md. kapsamında tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tanınmış THY marka ve logosu dikkate alınarak davalının iş yerinde THY marka ve logolarını izinsiz, hukuka aykırı ve ticari etki doğuracak ve davacının yetkili acentesi imajını verecek şekilde tabela, reklam, tanıtımlarda kullanmasının, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve men'ine, reklam,
tabela ve işyerindeki THY marka ve logolarının silinmesine, mümkün olmadığında imhasına, tescilli markalarının tanınmışlığı, bu markalar için yapılan yatırım, reklam ve tanıtım, bu çerçevede ihlalin ağırlığı, 556 KHK 62 /b , BK 49 md gereği hakkaniyet ilkesi gözetilerek 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkının ihlali nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, 25.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği ve mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği halde, reddedilen kısım için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6406, K. 2012/12996, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama