KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6471 E., 2012/12906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2009 tarih ve 2008/337-2009/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "energaz + şekil" ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun TPE tarafından reddine ilişkin karara itirazlarının YİDK. kararı ile reddedildiğini, müvekkiline ait markanın tescil şartlarını sağlamış olduğunu, energaz ibaresinin müvekkili firmanın ticaret unvanının esas unsuru olduğundan 556 Sayılı KHK'nin 8. maddesi uyarınca korunması gerektiğini, müvekkiline ait energaz markasının ayırt edici özelliği bulunan logosu ve redde mesnet gösterilen markaların logoları açısından iltibasın söz konusu olamayacağını ileri sürerek, YİDK. kararının iptali ile başvurularının tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusundaki markadaki işaretler ile redde dayanak markadaki işaretlerin müşteri kitlesi nezdinde okunuş, işitsel, görsel ve anlam olarak aynı imiş gibi algılanmaktan uzaklaşamadığı, çoğu zaman markaları aynı anda görme imkanını bulamayacak olan ortalama tüketicinin aklında kalacak olan genel izlenimde, taraf markalarında yer alan ve ortak bulunan "ENERGAZ" ibaresinin baskın unsur olarak ortaya çıktığı, başvurudaki şeklin, açıkça baskın ve ön planda bulunmadığından ayırt edicilikten yoksun, tali unsur mahiyetinde olduğu,
davacıya ait başvurunun, redde mesnet markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi, kapsamlarındaki malların da başvurudan resen çıkarılan ve çekişme konusu mal/hizmetlerle aynı veya aynı tür olup, somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6471, K. 2012/12906, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama