KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/650 E., 2011/4320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 gün ve 2008/88-2008/107 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.10.2010 gün ve 2009/3933-2010/9955 sayılı kararı aleyhinde davalı ve karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin unvanının davalı şirketin unvanından daha önce tescilli olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin unvanında geçen “ÖZKAR” kelimesinin davalı unvanından terkinini, unvana tecavüzün önlenmesini, hükmün ilanını ve davalının “ÖZKAR” tescilli markasının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş; karşı dava açarak, müvekkilinin tescilli markasını karşı davalının unvanında ve tanıtım reklam vasıtalarında TIR’larda kullanarak markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasını, giderilmesini, ürünlerin toplanmasını, imhasını, hükmün ilanını, “Özkar” kelimesinin unvandan silinmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu asıl davada davalı şirket unvanında yer alan “Özkar Uluslararası Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi” unvanının silinmesine ilişkin isteminin kabulüne, diğer istemler hakkında verilen karar onandığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemizce, sadece "Özkar" ibaresinin davalı unvanından silinmesi suretiyle davacı şirketin unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde davalı-karşı davacının tüm unvanına yönelik hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar 11.10.2010 günlü ilamla bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/650, K. 2011/4320, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama