KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/653 E., 2012/11109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
BİRLEŞEN DAVA . İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2007/36 E.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2009 tarih ve 2006/394-2009/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli "Voltran" markasının sahibi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında akdedile lisans sözleşmesi ile, müvekkiline ait "Voltran" markasını, mukavelede gösterilen şartlar dahilinde ve tescil edildiği emtialarda kullanılmak üzere davalıya lisans verildiğini, ancak davalının, sözleşmeye aykırı olarak ve müvekkilinin izni olmaksızın markayı tescilli olduğu şekilde kullanmayarak "Voltran&Ekol" olarak kullandığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, davalının kullanımının,
müvekkili markasıyla karıştırılma ihtimali olduğunu ve davalının bu tutumunun müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüzün, haksız rekabetin ve sözleşmenin ihlalinin tespitini, davalının bu marka altında ürettiği her türlü emtiaya ve bu emtiaların üretim ve pazarlamasında ve sair şekillerde ticaret alanına çıkarmasında kullandığı her türlü araç ve gereçlere el konulmasını, imhasını ve maddi durumun ortadan kaldırılmasını, birleşen davada ise aynı iddialarla lisans sözleşmesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,asıl ve birleşen dava da, bu markanın ilk olarak 23/03/1998 tarih ve 199550 sayılı tescil belgesi ile müvekkili şirketin kurucu ortağı olan ve aynı zamanda davacı şirketin eski ortaklarından olan ... adına tescilli olduğunu, söz konusu markanın yapılan sözleşmeler uyarınca ... tarafından davacıya devredildiğini ve yine müvekkili şirketin kurulmasını müteakiben, müvekkilinin kullanması için inhisari lisans verildiğini, sözleşmede "Voltran" markasının sadece tescil edildiği şekilde kullanılacağı hususunda bir hüküm bulunmadığını, davacının haksız rekabet sebebiyle müvekkilini zarara uğrattığını,
"Voltran" markasına müvekkilinin prestij kazandırdığını, davacının, müvekkili tarafından bu markanın kullanmasını engellemek amacıyla lisansı geri almaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Voltran markasını kullanmak üzere lisans almasına rağmen, bu marka ile birlikte kendisine ait Ekol markasını "Voltran & Ekol şeklinde kullandığı,
lisans alanın markayı ayırt edici karakterine zarar vermeden ve tescil edildiği şekliyle kullanma yükümlülüğüne rağmen bir başka marka veya tanıtıcı ad ya da işaretle kullanması sebebiyle lisans sözleşmesine aykırı hareket ettiği, 556 Sayılı KHK'nin 21/9 maddesince, sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlâli halinde, tescilli bir markadan doğan hakların lisans alana karşı dava yoluyla ileri sürülebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tesbitine, ve ayrıca bu fiillerin TTK'nun 56 ve müteakip maddelerinde yazılı haksız rekabet fiilini de oluşturması sebebiyle,
haksız rekabet ettiğinin tespiti ile men ve ref'ine, davalıda bulunan Voltran & Ekol markasını taşıyan emtialara el konularak imhasına, dosyadaki somut duruma uymayan davacının, diğer taleplerinin reddine, birleşen dosyada da davalının lisans sözleşmesinde belirtilen hükümler çerçevesinde lisans alan olarak markayı kullanmaması sebebiyle, lisans sözleşmesini ihlâl ettiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan lisans sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/653, K. 2012/11109, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama