KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6596 E., 2012/12991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2010/223-2011/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı tarafından Kore'den ithal edilen 2 adet bakır bara işleme makinesinin müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu emtiaların davalıların sorumluluğunda Kore'den Türkiye'ye deniz yolu ile taşındığını, varma limanında 1 adet bakır bara işleme makinesinin ahşap sandığının kırık olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalıya 01/08/2008 tarihinde 4.654,00 TL ödendiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, hasarın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin donatan ve işletenin acentesi olmadığını, izafeten de husumet yöneltilemeyeceğini, yükün ziya ve hasarından dolayı her türlü sorumluluk davasının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sürenin teslimden veya mallar teslim edilmemişse teslim edilmeleri gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, hasar bedelinin 01/08/2008 tarihinde ödendiğini, hasarın taşımanın hangi safhasında gerçekleştiğinin belli olmadığını, hasarın oluşumunun konteyner açıldığında anlaşıldığını, davacının tüm firmalara ayrı ayrı husumet yönelterek müvekkilinin ilişkisinin kurulmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bara işleme makinasının dış ahşap sandık ambalajının kırık olduğu, makinanın dış görünümü itibariyle ambalajı içinde aldığı darbe neticesinde pedalının kırık, yan sacının ise aldığı darbe neticesi deformasyona uğradığı, hasarlı makinelerin 2 adet sandık içine yerleştirildiği, daha sonra bu sandıkların konteynere yüklendiği, dava konusu hasarlı makinelerin yerleştirildiği ahşap sandıklar içinde tespitinin / lashingi ve payandalanmasının yeterli bir şekilde yapılmaması,
ahşap sandıkların içinde makine aksamının payandaları kopartarak yerinden oynatarak dışa doğru baskı yapması sonucu sandıkların kontraplak duvarlarını delmesi neticesinde hasara uğradığı, konşimentoda "said to contain" "... içerdiği beyan edildi" ibarelerinin bulunduğu, bu ibarede taşıyanın kendisine ahşap sandıklar içinde teslim edilen emtianın ne olduğunu ve nasıl bağlandığını bilmesinin mümkün olmadığı,
ekspertiz raporunda belirtildiği gibi hasarın ahşap ambalajın devrilmek veya yan yatmak suretiyle belirtilen aksamın ezilmesi ve kırılması sonucu oluşmuş olsa idi, ahşapın sandıkların çerçeve ve diğer bölümlerine de hasar vermesinin gerekeceği, ahşap sandıkların konteyner içine uygun bir şekilde yüklendiği, bağlandığı, istiflendiği kanaatine varıldığı, dava konusu eşyanın ahşap sandıklar içine uygun yüklenmesi, bağlanması, desteklenmesi yapılmadığından hasarlandığının anlaşıldığı, söz konusu yükleme bağlama ve desteklemenin yük ilgilisi tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla yükün sorumluluğunun yük ilgilisine ait olduğu,
taşıyanın hasardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6596, K. 2012/12991, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama