İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/6640 K.2013/8807

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2010 tarih ve 2007/806-2010/571 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan…

Esas2011/6640Karar2013/8807Tarih2 Mayıs 2013Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/6640 E., 2013/8807 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2010 tarih ve 2007/806-2010/571 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı şirket temsilcisi ... ve davalı şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacılar vekili, ... adı altında tecrit maddesi üreten davalının, bu ürünün müvekkilleri tarafından ... adı altında taklit edilip piyasaya sürüldüğünü iddia ederek, ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuru üzerine 22/11/2000 tarihinde, 205 teneke 15 kg.'lık ürüne el konulduğunu, gerçek kişi davacılar hakkında ceza davası açıldığını, oysa taraflarca üretilen tecrit maddesinin asfalt emülsüyonu olup, "emülsüfier" kelimesinden üretildiğini ve herkesçe kullanıldığını, bu kelimelerin ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, nitekim bu nedenle yapılan ceza yargılaması sonunda verilen beraat kararının onanıp kesinleştiğini, el konulan ürünlerin iade edilinceye kadar geçen 50 aylık zaman içinde bozulup kullanılamaz hale geldiğini ve bu sürede davacıların kazanç kaybına uğradıklarını ileri sürerek,

40.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 21/11/2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 02/06/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 78.342 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şikayet hakkının anayasal bir hak olmakla birlikte, bu hakkın sınırsız olmayıp başkalarını zararlandırmak için kullanılamayacağı, davalının iştigal ettiği sektör itibariyle ... veya ... adıyla piyasaya sürülen ürünlerin ayırt edicilik vasfının bulunmadığını bilecek durumda olduğu, savcılıkça el konulan ürünlerin bozulmadan korunacağının taahhüt edilmesi üzerine, mahkemece bu koşullarda muhafaza edilmesi için davacılardan ...'e teslim edildiğinden,

davalının ürünlerin bozulmasından sorumlu tutulamayacağı, ancak bu haksız eylem nedeniyle davacı firmanın, ciro düşüşü ile kazanç kaybının 78.342 TL olduğu, davacıların ticari itibarlarının sektör içinde asgari ölçüde bile olsa zedelenmesi ile BK.

49. maddesinde öngörülen şekilde kişilik haklarının ihlal edildiği, her ne kadar davacılar 02/06/2010 tarihinde maddi tazminat taleplerini ıslah etmişlerse de, Yargıtay İBGK'nun 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı kararı doğrultusunda, yetkisizlik kararının bozulmasından sonra ıslah talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, 40.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/11/2000 gününden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı işbu davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olmasına, usulü nedenlerle de olsa Yargıtay bozmasından sonra ıslah yoluyla müddeabihin artırılmasının mümkün bulunmamasına ve mahkemece karar başlığına dava tarihinin 01.04.2005 yerine 03.12.2007 olarak yazılmasının, mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte bir maddi hata olmasına göre, davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.

Davacılar vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının iki nedenle müvekkillerini zarara uğrattığı ileri sürülmüş, mahkemece her iki nedenin de varlığı kabul edilerek, davacılar yararına tazminata hükmedilmiştir.

Bunlardan ilki, davalının kendisine ait tescilli ...markası ile davacıların tescilsiz olarak kullandığı ... markasının, ... etken maddesinden türetilen ibareler olduğunu, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi anlamında cins ve vasıf bildirdiğinden, kendi markasının tecrit maddesi üretimine ilişkin ticaret alanında korunamayacağını bildiği halde, adli makamlara davacı gerçek kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup, davacıların mallarına el konulmasına ve bozulmasına neden olduğu iddiasına ilişkindir.

Oysa davalının tescilli markasının bulunduğu ve bu markanın hükümsüz kılınmadığı sürece korunması gerektiği, Dairemizin yerleşmiş içtihatları ile sabittir. Dolayısıyla davalının tescilli markasının korunması amacıyla yasal yollara başvurması eylemi, anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kaldığından, bu eylemin haksız olduğu söylenemez. Kaldı ki davacıların ürettiği malların toplatılmasına neden olan kararı da davalı değil, yargı makamları vermiştir.

O halde mahkemece davalının anılan eyleminin haksız olduğu kabul edilerek, bu eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat hesabı yapılması doğru olmamıştır.Dava dilekçesinde belirtilen ikinci neden ise davalının 28.11.2000 tarihli ve ... ibaresiyle başlayan yazıyı, davacıların da iş yaptığı müşteri çevresine göndererek, davacıların ürettiği malları kötülemesidir.

Gerçekten de anılan yazıda davalı, kendi firmalarınca 65 yıldır üretilen ... ve ... isimli ürünlerin bazı firmalarca “ucuz” ürünlerle taklit edildiğini, bazı firmaların daha da ileri giderek ürünlerini, davalının markasına çok benzeyen ... veya ... gibi isimlerle satmaya başladığını, ekteki toplatma zabıtlarının da bunun son örneği olduğunu, zor duruma düşülmemesi için “taklit” ürünlerin satılmaması gerektiğini bildirmiş, bu yazıya davalı ... Ltd.

Şti.’ne ait ... isimli ürünü ile ilgili toplatma tutanağını da eklemiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları da mal satmak için gittikleri müşterilerin, davacı şirket aleyhine “mallarınız kötüymüş, sahtekarlık yapmışsınız” dediklerini bildirmiştir. Bu durumda davalının anılan yazıyı, davacı şirketin iş yaptığı çevrelere göndermesinin, davacı şirket aleyhine TTK.’nun 56 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil edeceği açıktır.

Dolayısıyla mahkemenin davacı şirket yönünden davalının bu yazısı nedeniyle haksız rekabetin gerçekleştiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik yoktur.Ancak davalı vekilince uzatılmış cevap süresi içinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunulduğu halde, mahkemece bu savunma hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.

Ayrıca mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda tazminat hesabı, davalının anayasal şikayet hakkını kötüye kullandığı kabulünden hareketle yapılmıştır. Bu şekilde yapılan bir hesaplamanın da doğru kabul edilebilmesi mümkün değildir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davalının yukarıda açıklanan yazı nedeniyle davacı şirket yönünden haksız rekabet oluşturan eylemine karşı açılan davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi,

eğer davanın zamanaşımına uğramadığı kabul edilirse, bu kez davacı şirket zararının bu eyleme göre incelenip hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6640, K. 2013/8807, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6640
Karar No
2013/8807
Tarih
2 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/6649 K.2013/5289
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/6660 K.2013/8597
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/6661 K.2013/8813
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/6662 K.2013/8709
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/6670 K.2013/12313
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/6672 K.2013/5791

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.